Gökkuşağı İspinozu

Öğeyi Oyla
(10 oy)

gokkusagi gouldian finchGÖKKUŞAĞI İSPİNOZU (GOULDIAN FINCH)

Gouldian ispinozlari Avustralyanin ve hatta dünyanın en güzel kuşlarından biridir.Şaşırtıcı derecede güzel renklere sahip bu kuşlar ispinozlar ailesine dahil çim ispinozları sınıfında yer alırlar. Ufak yapıda kuşlardır ve ortalama 11-14 cm büyüklüğündedirler. Parlak yeşil renkte sırtları,mor göğüsleri ve sari renkte karınları vardır ancak mutasyon kuşlarda bu renkler değişiklik göstermektedir. Yüz rengi en çok siyah ve daha sonra kırmızıdır. Siyah yüzlü kuşlar doğada %75 oranında bulunurlar.
%25 oranda ikinci sırada kırmızı renkli yüz formu ve çok nadir olsa da turuncu yüzlü kuşlara rastlanılabilir. Turuncu renk bu kuşlarda kırmızı pigment eksikliği sonucu oluşmaktadır.
Erkekler her zaman dişilere nazaran daha parlak renklidirler ve mavi renkli boyun halkası daha belirgindir.
Yuvadan yeni çıkmış yavruların göğüsleri küllü kahve renginde ve sırtları zeytuni yeşildir,yavrular uzunca bir süre renklenmezler.Karin altı bölgeleri paslı sari renkte veya mutasyona bağlı olarak beyazımsı sari veya açık kahverenginde olabilir. Gaga ise yine kusun mutasyon rengine bağlı olarak pembemsi beyaz veya füme rengidir. Yavruların doğdukları andan itibaren iyice büyüyünceye kadar gagalarının diplerinde ışığı yansıtan parlak mavi renkte yuvarlar noduller bulunmaktadır,bu gouldian yavrularının tipik özelliğidir.Yine bu kuşlar zebra ispinozlarının aksine yumurtadan çıplak olarak çıkmaktadırlar.

Gouldian ispinozları genelde sessiz kuşlardır ve tiz bir ses çıkarırlar. “ssst” şeklinde olan bu ses zaman zaman yükselip alçalabilir,erkeklerin ise zayıf bir şakıma şeklinde şarkıları vardır.

Ne yazık ki canlı renkleri bu kuşu,yasal olmayan kuş ticaretinin en önde gelen öğelerinden biri haline getirmiştir. Yasal olmayarak tuzaklar kurulması,nufüsun giderek azalması,yırtıcılar,yangınlar,hava kesesi keneleri gibi hastalıklar ve kuşun doğada ki sayısını göze çarpacak şekilde sayıda azaltmaktadır. Sadece Avustralya’nın kuzey ılıman bölgelerinde bulunan bu kuşun yaşama alanı gitgide daralmaktadır.

Üreme sezonu dışında gouldianlar kısmi göçler yaparlar,kıyı bölgelere göçerler ve yağmurlar gelip üreme sezonu başlayınca tekrar iç bölgelere doğru hareket ederler. Diğer çim ispinozları gibi gouldianlar sulak alanlar dışında nadir görülürler ve gün içinde bir çok kereler su içmeleri gerekir. Tipik habitatları su kenarları,mangrovlar,ağaçlıklı savanalar ve sık çalılılıklardır.

Yılın büyük bir bölümü kuşlar, olgun veya olgunlaşmamış çim türü bitkilerin tohumları ile beslenirler ancak üreme sezonunda yavruların bitmek bilmeyen yiyecek talebini dindirmek için protein açısından zengin böceklere yönelirler. Böcekler toprak zeminden veya havada uçarken yakalanır. Beslenme genelde gruplar halinde olur.
Gouldian ispinozları ufak koloniler halinde ürerler ve üreme sezonu ocaktan nisana kadar devam eder. Yuvasını ağaç kovuklarına,ağaçların özellikle boş olan gövdelerine veya termit yuvalarına yapan tek çim ispinozudur. Bir ağaç boşluğunu bir çok çift kullanabilir ve ağaçlıklara otlardan yuva yaptıkları çok nadir görülmüştür.

Bir üreme sezonu 2 veya 3 kuluçka yapılır ve ebeveynleri ikisi de beraber nöbetleşe yumurtaları ısıtıp yavruları büyütürler. 4-8 adet arasında yumurta bırakırlar ve 12-13 gün içinde yavrular yumurtadan çıkarlar.
3. haftadan sonra ise yavrular yuvayı terk edecek duruma gelirler.

Gouldian ispinozlari iyi bakım isteyen kuşlardır ve yetersiz koşullarda( ısı,besin,ortam hijyeni vb..) bazı sorunlara ve hastalıklara yatkın bünyeye sahip kuşlardır.Ancak iyi bakım altında sağlıklı bir şekilde ortalama 7 sene ömre sahip kuşlardır.

 gouldian finches

Gökkuşağı İspinozu Beslenmesi

Sizi bu küçük kuşları seçmeye iten sebepler oldukça çeşitlidir. Öncelikle kuşların güzelliği gelir. Doğadaki renklerinin zaten güzel olmasının yanında, kafes üretiminde elde edilen mutasyonlarda çok güzeldir. Güzel hazırlanmış bir aviarumda yirmiye kadar birlikte bakabileceğimiz çeşitli renklerdeki Gökkuşağı ispinozu muhteşem bir seyir sunar. Ayrıca diğer ispinoz türlerinin pek çoğu ile birlikte problemsiz yaşayabilen Gökkuşağı ispinozları sahiplerinin memnuniyetini artırır. Bu kuşları besleyen kuş dostları, zor zevkleri olan kimselerdir. Zira kanaryaya ve muhabbet kuşlarına göre daha zor olan bakımları oldukça zahmetlidir. Kuş sever, tüyleri ve boyutları daha güzel kuşlar üretmek için kendini zorlar. Yarışmalar onun çabalarını sınaması ve emeklerinin karşılığını alması için güzel bir fırsattır. Kaldı ki, bir kuş ever olarak sadece yavru almaya çalışmak dahi kendi memnuniyeti için yeterli bir sebeptir. Daha ileri giderek, değişik renklerdeki kuşları eşleyerek, yeni mutasyonlar elde etmeye çalışmak yolunda gerekirse diğer üreticilerin üretimhanelerini ziyaret etmek lazımdır. Genetik bilimi (eşleme tablosu)  vazgeçilmezdir. Planlanan bir eşleşmeden gelen yavruyu görmek ve hatta var olmayan bir mutasyon elde etmek ne büyük bir mutluluktur. Bütün değişik amaçlarda kuş besleyen ve üretmeye çalışan bu kuş severleri, arkadaşça birleştiren bu Gökkuşağı ispinozu sevgisidir.

Bir çiftin seçimi

Dişi erkekten daha solgun renkleri ile ayırt edilir: göğüs lila, karın açık sarıdır. Yeşil ve mavisi solgun, türkuaz renkli kolyesi daha az belirgin, sırt rengi daha az parlak; göğüs ve karın renkleri arsındaki ayırım daha az belirgindir. Kuyruğu, erkeğe göre belirgin şekilde daha kısadır.
Her ikisi de kısık sesle öter. Fakat erkeğin belirgin şekilde değişik, kendine özgü ötüşü vardır.
Erkek seçimi önemlidir. Sadece kuşları düzgün döllemesinin, ırkın devamını sağlamasının yanında yavruları da beslemelidir. Yumurtaların bozuk çıkması, yavruların yuvadan atılması, genç yavruların ölümü gibi sıkıntılar kötü erkek seçiminden kaynaklanır.

Erkek; en az bir yaşında, tüyden çıkmış ve çok parlak tüylere sahip olmalıdır. Gerçi doğada yaşını doldurmamış, tamamen tüyden çıkmamış genç kuşlar eş tutup yavru verebilir ama kafes üretiminde tercih edilen tüyden tamamen çıkmış eşlerin seçilmesidir. Kur yapan erkeklerin tüylerinin parlaklığı, dişiyi çiftleşmeye hazırlayan önemli bir etkendir.

Eşleşme için seçilen dişi kuşlarda da iki yaşını tamamlamış, tüyden çıkmış olanlar seçilmelidir. Bazen, on aylık dişiler de yumurtlayabilir, hatta çok güzel yavru bakabilirler. Fakat doğru olanı -özellikle yeni başlayanlar için- üremeyi riske atmamak, yetişkin kuşlarla eşleme yapmaktır.

En iyisi, dişi kuş en az iki yaşında olmalı, seçilen erkek en az bir yaşında, her halükarda dişiden genç olmalı,  ikisinden birisi daha önceden yavru bakmış olmalıdır.

Üreticilerin, yavruların doğum tarihlerini not almalarını çok önemlidir. Eşleşmelerde yapılacak çiftlerin mümkünse aynı ay içinde (iki aya kadar fark önemli değil), yıl atlayarak doğan kuşların seçilmesi, kuşların biyolojik saatleri açısından çok önem arz eder.

Kafes Seçimi

Yeni başlayanlar bir ya da daha fazla kafes ile başlayabilirler. Zamanla, tecrübe edindikçe salma ya da aviariumlar kaçınılmaz olacaktır.  Kafes ve salmalar bazı özellikleri taşımalıdırlar.

Gökkuşağı ispinozları canlı ve hareketli kuşlardır. Yatay uçuş yaparlar. Rahatça uçabilmesi, yuva yapabilmesi, dinlenebilmesi için yeterli büyüklükte bir kafese ihtiyacı vardır.

Bir çift için,  kafes en az 60 cm uzunluğunda ve 40 cm genişliğinde ve yüksekliğinde olmalıdır. Rahat olması için ve gerektiğinde ortadan ikiye ayrılabilmesi için;  80cm x 45cm x 40cm idealdir.

Kuşların bakım esnasında minimum rahatsızlığı için, kafes malzemeleri (yemlik, mamalık, suluk vb.) dışarıdan erişilebilir olmalıdır. Rahatlık açısından birden fazla değişik kenarlarda kapı gereklidir. Tünekler pislenmemeleri açısından üst üste olmamalıdır. Böylece alt tünekte kuş pisliği birikmez. Uçuş rahatlığı açısından çok sık olmamalıdır. Yuvaya yakın bir tünek de öngörülmelidir.

Kafes tabanı sürgülü, sistematik temizlenebilecek bir malzeme ile (kuş kumu, mısır granülü, gazete, vb.) kaplı olmalıdır.

Kafesin her taraftan telli olmasının gereği yoktur. 2 veya 3 tarafının olması fazlasıyla yeterlidir. Işık açısından arka tarafı parlak malzemeden olmalıdır.

Kafes sırtı duvara gelecek şekilde, yeterli yükseklikte, çocukların ulaşamayacağı mesafede olmalıdır.

Aviarium-Salma

Üretim için en iyi şartları sağlayanlar salmalar ve aviariumlar dır. 2-3 çiftin bir arada olduğu ortamlarda tecrübesiz çiftlerin, diğerlerinin eşleşmelerini izleyerek öğrendiği gözlemlenebilir. Aynı şekilde birbirlerine beslenme ve yavruyu besleme öğretmeleri de daha kolaydır.

Hacmi 1 metreküpü geçen yerler için salma ya da aviarium denilebilir. Boyutlar imkân ve üreticinin keyfine göre farklılık gösterebilir. Makul olanı bir ya da daha fazla aviarium-salma için bir uçum kafesi bulundurulmasıdır.

Teller yeterli sıklıkta ve mümkün olduğu kadar değişik aralıklarla sabitlenmiş olmalıdır.

Bir salma ya da aviarium, sadece genç kuşlar ve ya eşe atılmamış yetişkin kuşlar için de kullanılabilir. Bunun için seçilen salma ya da aviariumlar en az 1 metre genişliğinde ve 2 metre yüksekliğinde olmalıdır.  Bu ebatlar; çeşitli dallar, değişik ebatta ve değişik yönlerde tünekler yerleştirmek için yeterlidir.

Bazı yetiştiriciler evlerinin bir kısmını bu iş için ayırırılar. İçine ölü ağaç dalları, canlı çiçekler yerleştirirler. Bazen odayı tamamen kuşlara ayırır ve adını “kuşevi” koyarlar.

Diğer Türlerle Birliktelik

Genel olarak, yetiştiriciler Gökkuşağı İspinozlarını başka türlerle bir araya koymazlar. Bununla birlikte, yeterli büyüklükte bir ortamda, anlaşacağı kuşları seçmek kaydıyla bu mümkündür.

Sakin yapıda, küçük boyutlarda ve Gökkuşağı İspinozuyla aynı ya da hemen hemen aynı tür yemleri yiyen kuşları seçmek lazımdır.

“Cordon Bleu”, “Çim İspinozu”, “Yıldız İspinozu” gibi egzotik ispinozlarla anlaşabilir. Kavgacı yapıdaki “papağan ispinozu”,  “elmas ispinozu” ile geçimsizdir.

İyi seçmeli ve saldırgan kuşları elemek lazımdır.

gokkusagi ispinozu 2Yuvalığın seçimi

Yuvalığın seçimi önemlidir.  İşlevsel ve iyi yere konmuş olmalıdır.  Yuvalık yeterince büyük olmalıdır zira erkek çiftleşmek için yuvalığı tercih eder.  Ayrıca genç yavrular ve ebeveynler içeride hep birlikte rahat etmelidir.
Muhabbet kuşu yuvalığındaki gibi bir yuvalık alınır, önüne kontrplaktan bir küçük oda ve dikdörtgen üzeri yuvarlak bir kapı ilave edilir.  (Elbette bunun için maharet gerekir.) Yaklaşık, 6-7 inç genişlik x 6 inç derinlik X 7 inç uzun yükseklik gereklidir.

Mesela yuvalık için kullanabileceğiniz şeylerden biri 2 litrelik süt kutsudur. Kutuyu enlemesine asmalısınız. Kuşların girip çıkacağı bir kapı kesmeli, üzerinde de kuşları, yumurta ve yavruları gerektiğinde kontrol edebilmek için bir kapak yeri açmalısınız. Kanca ya da lastik yardımıyla kutuyu sabitleyebilirsiniz.

Bu tip yuvalığın en büyük faydası tek kullanımlık olduğundan temizlik gerekmemesidir.

Zeminini kuru çim ile kaplayabilirsiniz. Çimlerin ilaçlı olmamasına dikkat etmek gerekir. Önlem olarak çimi mikro dalga fırında birkaç dakika tutarak mikrop ve bakterileri öldürebilirsiniz.. Ayrıca çimin altına parazit ilacı atarak önlem alabilirsiniz. (Carbaryl %5)
Giriş kolaylığı için yuvalığın önüne bir tünek koyabilirsiniz.
Eğer kuşlar yuvalığı ziyaret ederlerse (yaklaşık yuvalığın konmasını takip eden bir hafta içinde) kuvvetli ihtimal içeride çiftleşecek ve yerleşeceklerdir.

Eşe Atılan Kuşların Beslenmesi

Daha zengin bir beslenme yumurtlama çiftleri eşleşmeye teşvik edebilir. Temel gıda maddesi ispinozlara verilen darıdır (çeşitli darı türleri olabilir, akdarı, sarı darı vb.). Kalamar kemiği eksik edilmemeli ve her gün taze değiştirilmiş su bulundurulmalıdır.

Üreme dönemine su ile nemlendirilmiş ya da kuru mama verilmelidir. Haftada 2-3 kere demir ve vitamin kaynağı olan yeşillik ( ıspanak vb.) ilave edilmelidir. Her gün verilecek az miktardaki yeşillendirilmiş yem üreme döneminde yumurtlamayı teşvik eder. Yumurtalardaki doluluğu etkilemek içi suyuna haftada 1-2 defa E vitamini takviyesi yapılabilir. Haftada bir verilecek 1 dal darı da çok hoşlarına gidecektir. Fırında 350 derecede 20 dakika kadar sterilize edilen yumurta kabukları da vermek kalsiyum takviyesi olarak önemlidir.

Yem Çimlendirme

Genel olarak alınan akdarıya,  kırmızı darı ve kanarya yemi eklenir.

1. Gün:  iki yemek kaşığı karışım bir plastik süzgece dökülür. Suda 24 saat ıslatılır. (24 saat boyunca 4-5 defa durulanır ve yıkanır.)
2. Gün:  karışım iyice kurulanır ve suyu süzülür. Ama her zaman karışımı nemli tutmak gerekir. Bu yüzden en az 3-4 defa karıştırılır. Bu işlemler sırasında ışığa tabi tutulur ki yemler biran önce yeşillensin.
3. Gün: karışım iyice durulanır ve yaklaşık 2 ile 3 gün süreyle kuşlara verilebilir.
Hiçbir zaman karışımdan kötü kokular gelmemelidir. (Bozulmaya başlayan çimlenmiş yemde oluşan mantar kokuya sebep olur.)

Çimlenmiş yem karışımı üreme periyodu boyunca, sabah erken saatlerde verilmelidir. Yumurtalardan çıkan yavruları ebeveynler bu yemlerle beslemeyi sevdikleri için sıklıkla vermeye devam edilmelidir.

Çimlenmiş yem verilen kap haftada 2-3 defa dezenfekte edilmelidir. (Bunun için çamaşır suyu kullanılabilir.)
Zararsız  (kuşlara zararsız) alternatif dezenfektan olarak, suya katılacak %2 Klorheksidin de kullanabilinir. Ayrıca, hazırlanan bu solüsyon kafeslere de püskürtülebilir.

Yumurtlama

Yuva yapımı tamamlanır tamamlanmaz, yumurtalıklarında hazırlamaya başladığı yumurtaları dişi kuş yumurtlar.
Yirmi dört saatte bir tane olmak üzere, sabahın ilk ışıklarıyla, saat 06.30 ile 09.30 aralarında 4-7 arasındaki yumurtayı bırakır. Yumurta sayısı dişinin yaşına bağlı olarak değişkenlik gösterir.  Genç dişiler genellikle 4-5, yaşlı dişiler 6-8 arası yumurta yapar. Kız dişiler ilk yumurtayı kızgınlıktan 1 tane olarak yaparlar ve dolu yumurtalar genellikle 1 hafta sonra gelmeye başlar.  Bazen yumurta arası 48 saate kadar kesintiye uğrayabilir. Sonra devamı gelir. Yumurta boyu dişiye göre değişkenlik gösterebilir. İri yumurtalar güzel bir yavru habercisidir.

Kuluçka

Sadece kuluçka süresince dişi ve erkek kuş gündüzleri yuvalıkta olurlar. Yumurtaya yatma ancak dördüncü yumurtadan sonra başlar ve gece yumurtaya dişi kuş yatar. Erkek kuşlar yuvalığın girişindeki tünekte geceyi geçirir. Eğer silah tipli yuvalık varsa giriş kısmında içerideki tünekte de geceleyebilir.

Kuluçka süresince kuşların yumurtaya yatmayı birden kesmesi, üreticilerin büyük korkularından biridir. Bu durum daha ziyade genç veya tecrübesiz çiftlerde karşılaşılan bir durumdur. Bu dönemde, kuşları mümkün olduğunca az rahatsız etmek gerekir Neyse ki yumurtalar çok çabuk soğumaz.  Kısa süreli yatmama problem teşkil etmeyebilir.
Ortalama kuluçka süresi 15 (14-17) gündür. Altıncı günden itibaren, döllenmiş yumurta belli olur. Işığa doğru bakıldığında (mumlama) döllenmiş yumurta opak renk görünür. Döllenmemiş yumurta açık renklidir. Yuvalardan toplanan döllenmiş yumurtalar güvendiğimiz başka bir çiftin altına toplu olarak kaydırılabilir.

Döllenmemiş yumurtanın birkaç sebebi olabilir; çiftlerin genç, tecrübesiz oluşları, bulundukları ortamın uygun olmaması (Düşük ısı, çok soğuk ortam, aşırı sıcak), nadir olmakla beraber E vitamini eksikliği.

Unutmamalıdır ki kuluçka döneminde kuşlar mümkün olduğu kadar az rahatsız edilmelidir.

Yavruların Yumurtadan Çıkması

Genellikle yavrular 24 saat aralıklarla ve ikişer tane olarak yumurtadan çıkarlar. Bununla birlikte,  5 yumurta kuluçka eşzamanlı olabilir ve aynı anda yumurtadan çıkabilir.  Tüysüz doğarlar ve renkleri pembedir. Başları daha koyu renktedir, gözleri açıktır ve iyi görme yetkileri vardır. Tüyleri henüz olmadığından dışarıdan gelecek ısıya ihtiyaçları vardır ve ebeveynleri onların üzerlerine yatarak ısıtır.
Bu dönemde yuva izlemekten kaçınmak gerekir. Gerçekten de eğer anne-baba rahatsız edilirlerse yavruları yuvadan dışarı atabilirler. Eğer yuvadan atılan yavru görülürse derhal yuvaya konulmalı, ama rahatsız etmemek için çok dikkat edilmelidir. Eğer ortam sıcaksa genç yavrular daha uzun süreli dışarıda biz bulana kadar ölmeden kalabilirler.

Üçüncü günden itibaren yavruların sesleri duymaya başlanır.

 Yavruların Ebeveynlerce Beslenmesi

Ebeveynler ilk birkaç gün çok sessizce beslerler. Yavrulara mama ve karışık yem kusarlar. Yavrularıyla birlikte kalırlar. Bu birliktelik yavrulara bir rahatlık ve güven verir.  Yavaş yavaş beslenme alışıklığı kazanırlar ve bir hafta geçtikten sonra yavruları izlemek kolay ve daha az riskli olmaya başlar.
Gençler ebeveynlerinin yuvalığa geldiklerinde, oldukça gürültülü bir hale gelmeye başlarlar, onuncu günden itibaren yuvadan başlarını çıkartmaya, birbirlerinin önüne geçip mama kavgası yapmaya başlarlar.

Yavruların ağız ve gaga kenarlarındaki fosforlu parlak noktalar karanlıkta ebeveynleri tarafından kolayca beslenmelerine yardımcı olur. Bu lekeler yavrularla birlikte büyür ve ikinci aydan sonra kaybolur.

Ebeveynlerin ilk dönemde yavruları ısıtmak için yatması çok faydalı olur. Endişelenirse ve sıksık yuvalığı terk ederlerse yavrular soğur, üşür ve en nihayetinde ölümle sonuçlanır. Ölüm olmasa bile hastalık ve genetik zayıflık olur.

On gün sonra tüyleri çıkmaya başlar. Kanatlar, baş ve sırt cildi koyu renk alır. Tüyler fark edilmeye başlar. Tüyler 22-23 gün içinde tamamlanır.

Beslenme sabah, öğle, akşam ağırlıklı olmak üzere tüm gün devam eder. Öğün aralarında doymuş yavrular sindirim yaparlar, dinlenirler. Dinlenirken bile bu obur yavrular ebeveynlerinin geldiğini hisseder hissetmez kafalarını kaldırır ve gagalarını açarlar.

Bilezik Takma

Kuşları aralarında tanıyabilmek için bilezik takmak gerekir. Pek çok üretici rahat ayırabilmek için renkli plastik halkaları tercih eder. Tek tarafı açık olan bu halkaları takması da kolaydır. Üreticinin kimliğini ve derneğini belirten halkalar ise metalden olur. Zamanında takılması gerekir yoksa geç kalınmış olunur, takılamaz.

Metal halkaları bir nevi garanti sunar, “bilezik kesme makası” kullanmadan çıkarmak neredeyse mümkün değildir.  2,5 mm.lik bu bilezikler, yarışmalarda kuşların kimlik kartı yerine geçer.

Bu bileziklerde;  üreticinin kayıtlı olduğu derneğin ve federasyonun numarası, kuşun doğum yılı, üreticinin numarası bulunur.

Yavrulara bilezik takılması esastır. Üzerindeki numara, pek çok üretici, pek çok kuş arasında kuşların izlenmesini sağlar. Bu numara üreticinin de kimlik kartıdır aynı zamanda. Kuşların şeceresinin tutulduğu bir kitapçıkta satın almak isteyenler için bir anlamda garanti belgesi gibidir.

Gençlerin büyüme hızına göre 8 ile 10 gün arasında bir bilezik takmak gerekir. Yoksa geç kalınmış olur.

Erken takılırsa bol gelen halka çıkar, geç kalınırsa bilezik küçük kalır, takılamaz.

Tecrübesiz üreticiler kuşları yaralamamak için, bilezikleri çok dikkatli şekilde takmalıdır. Arka parmak arkaya doğru yatırılır, diğer öndeki üç parmaktan geçirilen bilezik arka parmağa tam geçirdikten sonra yavaşça kuş bırakılır. Eğer mümkünse bilezik takma aparatı kullanmak daha faydalıdır. Bilezikleri takarken beslenme zamanı dışında ebeveynleri yuvada değilken yapmak gerekir.

İlk başlarda parlak olan bileziği gizlemekte fayda vardır. Yoksa ebeveynler bunu bir tehdit olarak görüp çıkarmak isterken yavruyu yaralayabilirler.

gokkusagi ispinozYuvalıktan Çıkış

Yirmi günlük olan yavru yuvalığın kapısına yaklaşmaya başlar. Meraktan ziyade beslenmede ilk sırayı kapmak için yapar bunu.

Çok geçmeden yuvalığın tüneğine konar, orada kalır, sonra yakındaki tüneğe geçer. 23. günden itibaren yuvalığı terk ederler, önceleri sadece gece dönerler, sonrasında da artık yuvaya girmeyi bırakırlar.

Ancak eğer anne ikinci kuluçkaya başlarsa, bu onları tekrar geçici olarak döndürebilir.

Yeni kuluçkaya rağmen beslenme düzeni devam eder. Erkek yuvadan çıkar çıkmaz yem kırmaya hevesli olan yavrularla ilgilenir. Fakat daha 15 gün boyunca beslemeye devam etmek zorundadır.

Yavruların Bağımsızlıklarını Kazanmaları

Baba tarafından besleme giderek azalır. Bu arada ağızdaki lekeler de azalarak kaybolur.
Yavrular tek başına yemeye başlarlar. Artık yumurtadan çıktıklarından itibaren 40 gün geçmiştir.
Bu aşamada, ikinci kuluçka zaten ilerlemiştir. Eğer kafes yeteri kadar büyükse, gittikçe genişleyen bu aileyi aynı ortamda tutabilirsiniz. Hatta ilerleyen zamanda yavruların bir kuşak sonraki kardeşlerini de besledikleri sürprizine şahit olunabilir.

Eğer kafes yeteri kadar büyük değilse, yavruları bir aviarium ya da salmaya ayırmak onlara uçma yetisi vermek açısından faydalı olur. Böylece kalan alanda ebeveyn ve yeni gelen yavrular strese girmez, rahat ederler.

Aviarium ya da salmalardaki diğer kuşlarla birada yaşayabilirler. Bu yeni ortamında sakin bir ortam olması gerekir. Beslenmelerine dikkat edilmeli, karışık yem, mümkün olduğu kadar çeşitli besin verilmelidir. Kabuklu darı ve dal darı yemek zamanla onlar için güzel bir meşgale olur ve bir oyun kadar keyifli hale gelir.

Yeni ortama alınan ve bir arada tutulan yavrular mümkün olduğu kadar sakin ortamda bakılmalıdır. Herhangi bir tanesini zamansız ayırmak stres ortamı doğurur.

Kuşların yeni ayrıldığı zaman hassas bir periyottur. Gençleri dikkatli takip etmek gerekir. Ellinci günden itibaren risk çok daha azalır.

Yavru Ölümleri

Besinlerini takip etmek gerekir. Kendi başına bırakılmış ve karışık, çeşitli besinle beslenmeyen yavruların gelişmesi gecikir ve kırılgan (zayıf) olurlar. Aynı ortamda bulunuyorlarsa, çok zengin besin verilmesi ebeveynlerin aşırı kızışmasına sebep olur.

Karaciğer bozukluklarına tedbir olarak aralıklarla “calcicholine” verilmelidir.

Çimlendirilmiş yem yeni ayrılmış yavrular için çok faydalıdır.

Hastalık belirtileri görülür görülmez (aktif olmayan, keyifsiz, zayıf olanlar), hemen antibiyotik tedavisine başlayıp içme sularına katmak ve vitamin takviyesi yapmak gerekir. Yeterli ısı, sağlıklı besin ve sakin bir ortam olmazsa olmazdır.

Kuluçka Sayısı

Uygun ortamlarda Gökkuşağı İspinozları yavru bakımında düzgün netice verir. Bir üreme döneminde 4 kuluçkada 30 kadar yavru alınabilir. Bununla birlikte sıradan üreticiler bu kadar düzgün netice ve sonuca ulaşamaz, ilk kuluçkada çok sabır ve ilgi göstermezlerse netice alamazlar. Eşe atılan çiftlerin iyice dinlenmiş olmaları, hastalıklara dirençli olmaları gerekir. Dişi de eğer bir önceki kuluçkada yumurta problemi yaşadıysa ilave dinlendirilmesi ve yeni kuluçkayı atlatacak gücü kazanması sağlanmalıdır.

2-3 kuluçka ve yavru büyütmeden sonra ebeveynlerin iyice dinlendirilmeleri gereklidir.

2 kuluçka arası zamanı değişiklik gösterebilir. Ama ortalama bir buçuk ay gibi bir zamandır.  Eğer yavrular ayrılmadan yumurtlarlarsa bu zaman daha da kısalır.

Tüy Dökme

Yavru yeni ayrıldığında tüyleri çok sönük renktedir. Sırt tüyleri yeşilimtırak, kafasında solgun, karın bölgesinde bej rengidir. Bu tüylere yavru tüyleri denir. Bu tüyleri değiştirecektir. İlk yıl renklerini hemen hemen kazanır, ama asıl renklerin parlak ve canlı olması ve tamamen oturmasın ikinci senedir. Artık bu tüyler oturur ve bir daha her tüy değişikliği döneminde aynı renkler geri gelir.

Bakıcı Ebeveyn

Genç Gökkuşağı ispinozlarının kötü bakıcılık yapması sıkça görülür. Yuvalık dışına, yere yumurtlama; bozuk, boş yumurta; yuvadan yavru atmaya sık rastlanır. Üreticiler dolu yumurtaları, daha kaprissiz, iyi bakıcılara kaydırabilirler. Genellikle bengal ispinozları bu iş için seçilir.

Çok eskiden beri bilinen, egzotik ispinozlar içinde bakıcılıkta en az problem çıkaralar bengal ispinozlarıdır.  Sağlıklı bir çift, dikkati bir şekilde yumurtalara yatar ve çok güzel yavru besler. Hatta aynı anda değişik ispinoz türlerini bir arada bakabilir.

Çok sayıda olan kuşlara dahi bakıcılık yapabilirler.

1 çift Gökkuşağı ispinozu için 4 çift bengal ispinozu bakıcı gerekir.

Yumurtadan yavrunun yeme düşmesine kadar 60 gün gibi bir süre gereklidir. Yumurtaya yatmayan bir dişinin alınmış yumurtaların yerine yenisini yumurtlaması 15 günü bulur. Bu da ortalama 4 kuluçka yapar iki ay süresince. Yumurta kaydırma için bengallerin de aynı kuluçka dönemine denk getirilmesi gerekir.

Her ne kadar bakıcı kuşlar yavru almada avantaj sağlar gibi gözükse de doğal değildir. Dolayısıyla bu durum daha ziyade gerekli durumlarda (nadir mutasyonları riske etmemek, kuş bilimcilerinin tür ıslahı yapması, iklime alıştırmak vb.)    uygulanmalıdır. Çünkü yavrular ebeveynlerini izleyerek büyürler. Becerilerini ebeveynlerinden alırlar. Eğer yavru başka tür ebeveyn tarafından yetiştirilirse kendini o tür gibi zanneder. Örneğin kendi cinsinin yaptığı kur ona bir tehdit gibi gelebilir. Ya da ne yaptığını anlamaz.

Yapılacak düzgün çift seçimi ile güzel neticeler alınır. Bunun için bir sene izlemek yeterli olmayabilir. En iyi anlaşan çifti bulmak, iyi bakıcılar seçmek için iki sene izlemek gereklidir.

Amatör bir üreticinin memnuniyeti için; en büyük ödül: ebeveynleri tarafından yetiştirilen yavrular almaktır.