Discus-Diskus

Öğeyi Oyla
(0 oy)

discusSymphsodon Aequifasciatus (Diskus) - Symphysodon Discus (Hechel Discusu)

Coğrafik Kökeni: Rio Solim 

Yaşam Alanı: Derin çatlak veya ağaç kökleri ile kayalık alanlar 

Beslenme Biçimi: Etçil 

Davranış Biçimi: Barışçıl 

Kendi Türlerine Davranışı: Orta derecede agresif 

Yüzme Seviyesi: Dip-Orta-Yüzey 

Cinsiyet Ayrımı: Cinsiyet ayrımı çok çok zordur. Kesin tahmin yapılan balıklarda bile yanılma payı olduğu görülmüştür. Eş tutan ve tüp çıkaran balıklarda kesin tahmin yapılabilir. 

Üreme: Dik bir yüzeye düz yumurta dökerler, yavrularını korurular. Üretim için beslenebilecek boyda 10 adet balığın birlikte büyütülerek, eş tutan balıkların 50*50*50'lik bir akvaryuma ayrılmasıyla sağlıklı üretim yapılabilir. Eş tutan balıklardan yumurta almak zor; yavru almak daha zor; çıkan yavruları büyütmek daha da zordur. Sudaki en ufak değişmelere karşı bile yumurtalar hassastır. Yavrular çıktıkları zaman erkek, dişi beraber yavrulara bakarlar. Yavrular anne-babalarının mukozalarını yiyerek beslenirler. 

Sıcaklık: 26°C - 30°C 

En Fazla Büyüdüğü Boy: 20 cm. 

En Az Akvaryum Hacmi: 400 litre         Su Sertliği: 0 - 12 °dH       pH: 5.0 - 8.0 

Genel Yorum: En gösterişli tatlı su balığı olarak bilinir. Anne ve baba yavrularını üzerinden salgıladıkları mukoza tabakasıyla beslerler. Çok akıllı balıklardır. Sera'nın kitapçığında bir discusun kafada delik (hole in head) hastalığına yakalınışı ve balığın tedavi edilişi anlatılırken şöyle ilginç bir olaya değinilmektedir; balık her gün yakalanıp kafasına ilaç sürülmektedir, bir süre sonra tedavi edildiğini anlayan balık akvaryuma kepçe konulduğunda kendisi yüzerek içine girmiştir. Sık sık hastalanmasıyla hobicilerin gözünü korkutsa da uygun şartlar sağlanıp, sağlıklı bir balık alındığında size uzun seneler seyir keyfi yaşatacaktır. Çok tecrübe ister. Her gün düzenli dip çekimi balığın sağlıklı yaşaması için şarttır. Çok çabuk hastalandığı için, besleyen hobici hastalıklara karşı tecrübeli olmalıdır. Sürekli temizlik istediğinden, cama cam akvaryumlarda besleyen hobici çok fazladır. Yanlız olarak bakılması tavsiye edilen bir türdür. Günümüzde akvaryum ortamında beslenen discus balığının Amazon Nehiri'ndeki atasıyla pek bir alakası kalmamıştır. Ülkemiz ve dünya piyasasına asya kökenli, akvaryum üretimi balıklar hakimdir. Onlarca varyasyonu vardır.

Red Turquoise Discus

1- Üretime hazırlamak için yavru/genç discus seçimi:

Üretimde kullanılması hedeflenen genç ve yavru discuslar seçilecek boya 4 aylık(ortalama 6cm) iken gelirler, bu dönemde fiziki özellikleri desen ve renk kalitesi kendini belli edecek duruma gelmiştir, dikkat edilecek unsurların başında balığın formu gelmektedir, vücut yuvarlak, kafa dairesel olmalıdır, yavrularda dudak öne hafif çıkık olduğu için bu durum sizi yanıltmamalı, üçgenimsi ve elips formlarda olanlar seçilmemelidir. Genetik kısmına çok değinmeyeceğim fakat yetiştirilmek istenen varyasyonda yavruların anaçlarınında desen ve form kalitesi dikkate alınmalıdır.

Yumurtadan çıkış anından itibaren o yavrunun 4 aylık dönemde ne şekilde beslendiği çok önemlidir, uygulanan su değiştirme sistemi ve yetiştiği su kalitesi çok önemlidir, kesinlikle hiçbir renklendirici yada büyütücü hormon almamış, beslenmesi kusursuz ve özenli yapılış olmalıdır.

Seçtiğimiz yavrular maturasyon(Üreme yetisi ve ergenlik)sürecini tamamlayana kadar 400-500litelik tanklarda 8-10-12-14 lü gruplar halinde büyütülürler, değişik varyasyonlar farklı zaman dilimleri sonunda üreme yetisini kazanırlar örneğin kırmızı Marlbora, Pigeon, kahverengi Brown, mavi Turkuazlar 12-15 ay, Snake skine 9-12 ay, Blue diamond’lar 20-24, Leopard’lar 18 aya kadar üremek için bekliyebilmektedirler, bu 4 aylık dilimden ergen olana ve eş tutana kadar balıklar günde 5-6 öğün %50-60 yüksek kalitede protein içeren yemlerle beslenmelidir, besleme diyeti çok önemlidir,ana yemimiz yürek karides ev yapımı hazırladığımız yemdir, Donmuş artemia, canlı su piresi ve whıte wormlar, kuru yem olarakta kurutulmuş krıll, artemia flake, bits yemler menüye dahil edilebilir.Hergün düzenli olarak minumum %20-30 suları değişmeli ve dip temiliği yapılmalıdır, damızlığa çıkacak balıkların mümkün mertebe hastalık geçirmemiş olması ve kimyasal ile tedavi almamış olmalarını öneririm.

Üreme dönemi yaklaştıkça tankın içerisinde bir hareketlikilik gözlenir, erkekler ve dişiler kendilerine bölge belirlemeye, diğerlerini kovalamaya başlarlar,renkleri her zamankinden dahada canlı olur ve vücudundaki barlar dahada belirginleşir, bu dönemde tankın iki uç bölgesine koyacağınız küpler eşlerin üzerlerini temizleyip, etrafında titreme hareketleri ve birbirlerine doğru yüzerek danslar etmeleriyle kendilerini belli ederler, yapılacak şey eşin karma tankta yumurta dökmesini beklemektir, bunu 2-3 kez diğer discusların yanında yapmalarına müsade etmekte fayda vardır, yumurtalarını diğer discuslardan kollamaya çalışan anaçların koruma ve sahiplenme güdüsü dahada gelişir. Meydana gelen yumurtlamalardan çıkacak larvayı gözlemlemek gerekir su şartları elverişli olmasada bozulan yumurtaların arasında biriki tane larva çıkması lazımdır, larva görülmeyen durumlarda bir olasılık vardırki oda 1 erkek ve 1 dişi olması gereken çiftin, iki dişiden ibaret olabileceğidir.

Üretimde kullanılacak tank 100- 120 litre ebat olarakta 50cmX50cmX50cm(h) idealdir, ben yüksekliği 60cm tercih ediyorum, bulunduğu ortamada bağlı olarak 100-200wattlık bir ısıtıcı, bir pipo filtre ve bir yumurtlama konisi gereklidir, üzerine yumurta dökmesi için topraktan suya salınım yapmıyacak küp, pvc den bir boru kullanılabilir.Her discusun üretim değerleri aynı değildir, çok geniş paremetreler yelpazesinde üreme gösterebilirler, bu durumda birkaç deneme ile istenilen üreme suyu tesbit edilebilir, bu üretimi gerçekleştiren üreticinin yeteneğine kalmıştır.Tabi her eş uyum içerisinde üreme göstermeyebilir, dişi ve erkek arasında kavgalar olabilir, yumurtlamanın akabinde her ikiside yumurtaları yiyebilir, bu durum genelde tekrar üreme isteği güdmesinden erkek tarafından gözlemlenir, yumurtalara bakıp larvalar çıktıktan 10 gün sonra dahi yiyen eşler bilinmektedir, kısacası başarılı bir üretimin en büyük anahtarı uyumlu bir eştir. Yumurtalama genelde akşam saatleri başlar, ortalama 40dk ile 1,5 saat arasında sürebilir, üreme tankının bulunduğu odada ışıklandırma mutlaka olmalıdır, üreme tankının üzerinde yüksek aydınlatma kullanmak onları rahatsız edebilir, üremeleri için koyduğumuz küpün yada pvc borunun üzerine dişi yumurtaları bırakır ve erkek yumurtaların üzerinden geçerek sperm bırakarak onları döller, yumurtlama öncesi hazırlıklarından anlaşılan eşlerin pipo filtresinin hava çıkış vanası kısılır, randumanlı bir dölleme için suda akıntı olmaması geremektedir, dişinin yumurta tüpü yarımsantim kadar dışarı çıkar erkeğin sperm kanalı tükenmez kalem ucu gibi sivridir,yumurtlama bittikten 1 sonra mantaraşmayı engellemek için 120 litrelik üretim suyuna 1 mercimek tanesi kadar toz metilen blue atılır, görüş mesafesi 15cm olacak kadar lacivert kıvamda olabilir, pipo filtrenin hava vanası açılır, ısıda 27C lur ise mantarlaşma büyük ölçüde engellenmiş olur. Hem dişi hem erkek yumurtaları larvalar çıkana kadar yüzgeçleri ile havalandırırlar.

Larvalar yumurtlamadan sonraki 55 ila 60 saat sonra yumurtalardan çıkarlar, son 5 saat yumurtlar siyahlaşmaya başlarlar, bu süre suyun ısısına göre biraz uzayabilir yada kısalablir, kuyruk sallamaya başlayan larvalar, yumurtalar çatladıktan sonraki 50-60 saat içerisinde sertbest yüzüşe geçerler bu sürede suyun sıcaklığına bağlıdır, yumurtlamadan önce ısı 27C, larvalar kuyruk sallamaya başladıktan sonrada 29C dereceye ısıyı yükseltmek olumlu sonuç verir, yumurtlama öncesi 28-30C sıcaklık hem nitratın daha fazla açığa çıkmasına hemde fungusların daha aktif olmasına olanak verir, ve yumurtalar bozulur. Kuyruk sallamanın akabinde ısının 29C ye yükselmesi ise larvaların metabolizmasını hızlandırır.

Serbest yüzüşe geçen larvalar anaçların salgılamış oldukları mukoza ile beslenmeye başlarlar, mukoza insanlardaki anne sütü gibi düşünülebilir, larvanın ilk aldığı besindir, metabolizmasının hızlanması immün sistemin gelişmesi ve direnç kazanabilmesi için çok önemlidir, akşamları odada mutlaka loş bir ışık olmalıdır, bu şekilde anaçlar larvaları dağıldıkları tankta görerek toplayabileceklerdir, yeni serbest yüzüşe geçmiş bir larvanın gözleri çok iyi görmez, anaçlar bu sürede vucutlarını koyulaştırarak ve titreme hareketleri ile su da yarattıkları titreşimle larvaları üzerlerine çekmeyi başarırlar, bağzı larvalar ısıtıcının siyah vantuzuna aldanıp gidebilir,

bazende suyun yüzeyindeki dalgalanmalar dağılmalarına neden olur bu durumda müdahale etmek gerekmektedir.

Üretim tanklarında su değişimi larvalar serbest yüzüşe geçtikten 2-4 gün sonra yapılabilir, aynı paremetrelerde ve ısı farkı olmayan su %5-10 olarak yavaş yavaş dip çekildekten sonra eklenir, daha sonraki günlerde bu oran %15-20 lere kadar çıkabilir.

Larvalarda beslenme serbest yüzüşe geçtikten sonraki 4. veya 7. gün aralığında artemia başlanabilir, yenmeyen ve arta kalan artemialar dip çekilerek temizlenmelidir, aksi durumda sudaki nitrat artacaktır.İlk seferde çok az artemia verilmelidir, discuların ağız yapıları küçük olduğu için 3.- 4. günde almakta zorlanabilirler, tadını aldıkları ve yiyebilmeye başladıkları günden itibaren hergün 5-6 öğün azar azar verilmelidir.

Larva sayısına bağlı olarak yavrular anaçların yanında tutulurlar, batımda 150 yavru varsa 3 hafta 100’ün altında ise 40 gün kadar anaçlarla durabilirler, daha sonra yeni yerlerine alınabilirler.

Yavruları ayırırken bi kaç şeye dikkat etmek gerekir, üretim tanklarında su değişimi yaptığımız sürece ayrılacakları tanka su aktarmalı, bunu 1 hafta kadar yapıp büyüyecekleri tanka kendi suları ile geçiş yapmaları sağlanmalıdır, ayrıca bu şekilde yeni tankın biyolojik sistemine bakteri transferide yapmış oluruz, ayrılma vakitleri geldiğinde yine o tanktan %50 kadar su aktarılıp işlem tamamlanır.

discus fish

Üretime Alınacak Çiftlerin Seçimi

Discuslar da anaç seçimi üreticiler tarafından en önemli kriter olarak görülmekle beraber, malesef çoğu hobici tarafından kalite ikinci planda tutulmaktadır. Bu da karşımıza genetik, fiziki açıdan iyi olmayan, hastalık ve istenmeyen bakterileri vücudunda taşıyan anaçların üretimi ile sağlam genlere ve fenotip özelliklere sahip olmayan discusların üretimi olarak gelmektedir.

Anaç seçimi yaparken dikkat edilmesi gereken bazı kriterler vardır. Öncelikle, anaçların kendi ırklarının özelliğini taşımalarına dikkat edilmelidir. 12-13 cm altı discuslar üretim kriterlerini taşıyacak anaçlar olarak görülmediği için üretime alınmamalıdır.

Yavruluk döneminde hastalık geçirmiş deformasyon yaşamış genetik bozukluğu olan anaçlar üretime alınmamalıdır. (detaylı bilgi ve örnekler için)

Discus seçiminde dikkat edilmesi gereken unsurları sıralamak gerekirse, 

1-Almayı düşündüğünüz discusun renkleri canlı mukozası parlak gözleri buğulu değil canlı ve kırmızı olmalıdır, 

2- Vücudundan geçen barlar kesiksiz ve düz olmalıdır, 

3-Vücut gelişimi ve göz iriliği orantılı olmalıdır, gözleri vücuduna göre büyük ve dışarı çıkık discus yanık demektir, alınmamalıdır, vücudun harmonisi düzgün olmalıdır. 

4-Vücut şekli dairesel olmalıdır, elips olmamalı kafa üçgenimsi sivri değil yuvarlak olmalıdır. 

5-Derisinin üzerinde, mukozasında pamuksu görüntü olmamalı, discus kendisini akvaryum içerisinde çeşitli objelere sürtmeye çalışmamalıdır, bu durum dış parazit göstergesidir, 

6-Kafada çökük yada delik olmamalıdır. 

7-Alt ve üst Finlerini gergin açarak hareketli ve atak yüzmeli, finleri kısık duran balık tercih edilmemelidir. 

8-Balığın dışkısı gözlemlenmeli, jelimsi beyaz içerisinde hava kabarcığı şeklinde boşluk olmamalı bu şekilde dışkılayan balık tercih edilmemelidir, bu durum iç parazit göstergesidir, 

9-Kesinlikle tubifex ile beslenmiş ve büyütülmüş discuslar tercih edilmemelidir, bu tür balıklar sisteminizdeki diğer balıklarınızıda riske sokar ve kendileride er geç hastalık geçirirler, ilk etapta ihtişamlı sağlıklı ve iri gözükmeleri sizi aldatmamalıdır, bir nevi canlı bomba gibi tankınıza hastalık getirirler. 

10-Sürekli canlı yem ile beslenmiş balıkları tercih etmeyiniz, alacağınız tanktaki balıklara elinizi uzattığınızda iştahla yukarı gelmeli ve kuru yem almalılardır, bunu discusu alacağınız yerde deneyiniz.

11-Çekinen rengini karartmış bir köşede ürkek duran discuslar tercih edilmemelidir 

12-Discusun solunumu gözlenmelidir, solungaç kapaklarının ikiside açılıp kapanmalı ve dakikada 80 kez bunu yapması gereklidir, aksi durum solungaç kurtlarına işarettir. 

13-Hormonlu discuslar tercih edilmemelidir, ortalama 5- 6 cm olan ve renkleri olması gerekenden daha kırmızı ve daha parlak mavi olan discuslar hormonludur o boydaki bir balık tüm renklerini ve desenlerini veremez, bu balıklar çok fazla gelişmeyecek ve üreme döneminde verimsiz kalacaktır. 

14-Balıklarınızı nakil etmeden önce içinde bulundukları tankın su değerlerini öğrenip kendi tankınızdaki su parametrelerini mümkün olduğunca ayarlayınız. 

15-Sisteminizde bulunduracağınız discusları aynı tanktan yada üreticiden seçmeye özen gösterin, 3 tane bir yerden, 2 

tane bir yerden, 5 tane bir yerden balık alıp aynı tanka koymak farklı su biyolojisinden gelen balıkların farklı bakteri gurularını taşıması sebebi ile risk teşkil eder.

Üremeye Ön Hazırlık;

Discusları üretime almadan birkaç hafta önce sıkı bir diet uygulayarak yavru ve yumurta sayısını artırmak adına onlara yardımcı olmalıyız. 

Bunu nasıl yaparız;

Discuslar üretime alınmadan önce. Kaliteli pul yemler, yürek,karides,spirulina,sarımsak,ıspanak,kırmızı biber vs. ile hazırlanmış ev yapımı mamalar ile beslenmelidirler.Özellikle anaçların günlük beslenme öğün sayısı arttırılmalı ve çeşitlendirilmelidir. Zenginleştirlen beslenme seçenekleri ile discuslar üretimden önce daha dinamik ve daha kuvvetli olacaklar aynı zamanda dölleme ve yumurta sayısında verimlilik göze çarpıcaktır. Akvaryum ısısı 29-30-31 derece arası tutulmalı ve üretim tankına discuslar alındığında ısı düşürülerek üreme güdüleri tetiklenmelidir.

Üretim Tankı ve Koşulları;

Anaçların bu aşamadan sonra, üretim tanklarına alınması önerilir. Üretim tanklarının belirli ölçü kriterleri olmasa bile standart olarak üretimde kullanılan tanklar 50x50x50 ölçülerine sahip küp tanklardır.

Hazırlanan bu tanklar balık başına en az 50 litre su kapasitesi gelecek şekilde hazırlanırsa hem anaçların strese girmesi önlenmiş olur hem de çiftler için geniş hacimli rahat bir ortam yakalanmış olur.

Üretim tankı için yapılan akvaryum, antibakteriyel silikonla birleştirilmeli, şeffaf silikon tercih edilmelidir. Aksi halde, koyu renkli silikon ile yapıştırılan akvaryumlar, larvaların koyu renkli objelere yöneldiği için ciddi anlamda sorun çıkarmaktadır.

Seçilen tank anaçları strese sokmayacak şekilde 3 tarafı folyo ile kaplanmalı böylece çevresel faktörlerden anaçların rahatsız olması engellenmiş olmalıdır.

Üretim tanklarında ışıklandırmaya fazla ihtiyaç duyulmamakla birlikte ışığın suda yansıması larvaların anaçları bulmasını zorlaştıracaktır. Bunu önlemek için yinede akvaryumun üst tarafından düşük güçlü florasan veya ampul ile loş bir ortam yaratılabilir.

Daha öncede bahsettiğimiz gibi discuslar için kullandığımız üretim tankları spesifik olsa bile genelde aynı özellikle ve kriterler ile yapılırlar. Üretim tanklarının içerisinde, ihtiyaç duyulan materyaller dışında farklı aparatlara veya görsel parçalara gerek duyulmaz…

3. Pipo filtre ( açık renkli olması tercih sebebidir.)

4. Isıtıcı 100Watt ( 100-125lt’lik bir üretim tankı için ideal ve yeterli)

5. Koni (Discusların yumurtalarını yapıştırabileceği topraktan veya seramikten veya anti bakteriyel plastikten malzeme) 

Gerekli materyalleri akvaryum içerisine yerleştirdikten sonraüretim akvaryumu içerisine daha önceden dinlendirmiş olduğumuz suyu dolduruyoruz ve sistemi çalışır hale getiriyoruz…

discus2

Üretim Suyu Hazırlama (ısı,ph, kh ve ms'nin önemi);

Buradaki en önemli unsurlardan bir tanesi su aşılamasıdır.Hazırladığımız üretim tankına anaçları aldığımız akvaryumdan su aşılıyoruz ve birkaç gün üretim tankında ve pipo filtremizde bakteri kolonilerinin yerleşerek biyolojik döngünün oturmasını bekliyoruz….Sterilizasyonu yaptığımız anaçların, aşılama yöntemiyle yeni üretim suyuna adaptasyonunu sağlıyoruz…

Öncelikle üretim değerlerine suyun kimyasal ölçüm değerlerini aşılayarak düşüreceğimiz değer 120-200ms arasında olacak her çiftin üretim değeri birbirini tutmasa da bu değerler arasında istenilen değer yakalandığında çok verimli bir üretim gerçekleştirilecektir.

Üretim suyu değerini tek seferde %75 %80 lik su değişimleriyle istenilen değere çekmek bize olumsuz bir sonuçverecektir ve bu üretim kesinlikle ve kesinlikle başarısız olacaktır.

Başarısız discus üretiminin nedenleri nelerdir?

Başarısız üretim yavru alamamak değildir. Başarısız üretim alınan yavruları verilen kriterlere ve olması gereken zaman aralıklarına göre büyütememek yetiştirememektir. Yavrularınız 1. gün uçuşup yerlere dökülüyorsa bu başarısızı üretimdir. Yavrularınız da ilk 4 günde yavru kayıpları oluyorsa bu başarısız üretimdir.

Anaçların üretim suyunu hazırlarken su değerlerini aniden üretim değerlerine çekmemeliyiz 

Örnek;

İlk günün sabahı %30, 2. günün sabahı %30, 3. sabahı günün %30, su değişimleri işimizi görecektir. 

Neden sabah?

Genelde balıklarınızakşam üstü yumurta dökeceği için sabah yapılan su değişimlerinde suyun biyolojik döngüsü yumurtlama anına kadar akvaryum oturacaktır.

Üretimde Isı değeri;

Üretim akvaryumunda ısı faktörü de en az diğer materyaller kadar önemlidir. Genelde üretim yapılacak çiftlerin su ısısı 26-27 derecede tutulması tavsiye edilsede biz 28-29 derece de ısının tutulmasının daha faydalı olacağını düşünmekteyiz. Sebebi ısı arttıkça mantarlama hızlanacaktır. Anacak ısının yüksek olması sebebi ile larvalar çabuk açılacaktır. Larvalar ne kadar çabuk yumurtları çatlatırsa o kadar çok yavruyu mantarlaşmadan kurtarmış oluruz.

Üretim tankında anaçları yumurtlamaya teşvik etmek için ısı 28-29 derece civarında iken akvaryum suyuna %5-%10 luk bir değişimle ısısı 18-19 derecede olan su eklerseniz, suyun sıcaklığı birkaç dakika içerisinde 2-3 derece inecektir. Bu değişim anaçlarınızı üremeye teşvik edecektir….

Ph değeri;

Discuslar doğal ortamlarında çok yumuşak asidik sularda yaşamaktadırlar. Bu yüzden üreme esnasında bu şartları doğadaki şartlara göre en yakın hale getirmemiz gerekmektedir. 

Discusların üreme suyunun ph değeri 5.0 ila 6.8 arasında değişebilmektedir. Bu çiftin türüne göre değişiklik gösterebilir. 

Ms (iletkenlik) değeri;

Discus akvaryumlarında üretim amaçlı discus besleyen hobicilerin en önem verdiği su kriteri şüphesiz suyun iletkenlik değeridir. Ph bir yana dursun hepimizin düzenli kontrolünü yaptığı değerdir aslında iletkenlik nedir kısaca özetlemek gerekirse asıl bizim için önemli tarafı suyun içerisinde çözülmüş madde miktarının yoğunluğu suyun iyonikliğidir.

Akvaryum suyu içerisinde çözünmüş madde miktarı ne kadar fazla ise suyumuzun iletkenliği o kadar yüksek bir o kadarda Ph değerimiz yüksek demektir. Suda çözünmüş madde miktarı ne kadar fazla ise su o kadar bazik’tir ve aynı zamanda iletkenliği o kadar yüksektir.

Suyun iletkenliğini düşürmek için kullanılan yöntem reverse osmosis(R.O) yöntemidir. Bu yöntemde kullanılan cihaz (R.O) cihazıdır.R.O ile su ters basınç etkisinde bırakılarak iyonlarına ayrılır, su içerisindeki çözünmüş maddelerden (R.O) ile arındırılarak saf suya yakın su elde edilir. Saf su ne kadar üretim amaçlı tercih ettiğiz suya benzer nitelikte olsa da mineral bakımından oldukça fakirdir. Balıklarımızın da bazı eser element ve mineralleri su içerisinden aldığını düşünürsek. Uzun süre balıklarımızı bu vasıflardaki su içerisinde tutmak kesinlikle ve kesinlikle doğru olmaz…

discus3

Anaçların Beslenmesi;

Üreme aşamasında özellikle çiftlerin yumurta dökeceği anlaşıldığı andan itibaren su parametrelerin de herhangi bir değişiklik yapılmamalıdır. Yanı sıra çiftlerimiz üretim tankında iken fazla yemlemeden kaçınmalıyız. Daha önce belirttiğimiz gibi üretimden önce discuslara sıkı bir diet uygulamamızın sebeplerinden biriside budur. Bu dönemde yemlemenin minumumda oranda yapılması balıkların direncini azaltacaktır. Fakat daha önceden uyguladığımız dietle, bu dönem boyunca balıklarımızı zinde ve daha dinamik tutmuş olucaz.

Üreme sırasında yemleme aşırıya kaçarsa su parametrelerini ve nitratı olumsuz yönde etkileyecektir. Şahsen ben güde iki kez 4-5 adet bits yemleme yapıyorum bu aşamada. Fazla yem fazla dışkı demek, fazla dışkı nitrat demektir. 

Çiftlerin Yumurtlaması;

Üremeye hazır çiftler tankta yumurta dizecekleri herhangi bir noktayı büyük bir iştahla, ağızları ile temizlemeye başlarlar. Bu noktalar cam, filtre borusu, sünger vs. olabilir. Hem çiftleri yumurtlamaya teşvik etmek, hem de yumurtaları ve larvaları daha kolay kontrol altında tutabilmeleri için yumurtlama konisi kullanılmalıdır. Aynı zamanda dişinin düzgün bir geometriyle yumurtalarını dizmesi yanı sıra erkeğin döllenme sırasında dölleme %’si açısından daha sağlıklı olacaktır.

Zaten tankınızda koni varsa discuslarınızın başka bir yere yumurta dizmesi istisnadır. Kaliteli anaçlar aşağı yukarı 100 ile 600 (400’ü ben gördüm) arası yumurta bırakabilirler.

Çiflerin yumurta dökmesi 1ile 4 saat arasında değişebilir. Bu sırada dikkatli olmaya özen göstermeli ve stres yaratabilecek faktörlerden uzak durulamalıdır.

Yumurtaların Korunması;

Discuslar yaşadıkları doğal ortamlarda diğer canlılar gibi bir çok tehlikeye maruz kalabilirler. Bu yüzden yumurtaları ve yavrularını koruma iç güdüsü diğer canlılardaki gibi discuslarda da vardır. Yumurtaları dizdikten sonra eğer uyumlu bir çift ise balıklarımız gayet sakin bir şekilde yavrular sırta geçene kadar nöbetleşe yumurtaların başında beklerler. Söylediğimiz gibi koruma iç güdüseldir.Discuslar yumurtların başında beklerken ağızları ile ve yan yüzgeçleri ile yumurtların üzerine doğru bir sirkülasyon hareketi yaparlar bu hareketin asıl nedeni yumurtalar üzerinde amntarlaşmayı engellemek ve sirkülasyonu sağlamaktır. Discus yumurtlarında mantarlaşma başlığında bu ebeynlerin iç güdüsel hareketleri ayrıntılı olarak açıklanmıştır.

Yumurtaları Koruyucu File Tel İle Çevreleme;

Discuslar bazı durumlarda çevresel veya çiftlerden kaynaklanan problemlerden dolayı yumurtalarını yeme eğilimi gösterirler. Buda biz hobicilerin karşılaşmak istemediği fakat yaşandığında da ani çözümler üretmeye çalıştığı problemlerden bir tanesidir.

Bu gibi durumlar genelde anaçların uyumsuzluğundan kaynaklanmaktadır. Agresif bir ebevy diğerini rahatsız ederek te bu duruma sebep olabilir veya sadece anaçlardan bir tanesi böyle bir eylemi gerçekleştiriyor olabilir sorunu kendiniz takip ederek belirleyeceksiniz. 

Genelde yumurtaları yeme eğilimini dişi balık gösterir.Bu durumu engellemek için geliştirilen metodlardan bir kaçını size fotoğraflarla örneklemek istiyorum.

Yukarıdaki fotoğraflarda anaçlar üretim tankında tutularak yumurtalara erişemeyecekleri bir mesafede koruyucu tel ile çevrelenmişlerdir. Bu Tel işlevini fazlasıyla yerine getirerek larvaların anaçlar tarafından yenmesini önlemektedir. Aynı zamanda anaçlar ilgisini larvalara karşı yitirmez ve başında beklemeye devam ederler….

Bu durumda kalan her şey doğal seleksiyon yolunu izler ve larvalar yumurtları çatlatır. Bu aşamadan sonra anaçların yavrulara olan ilgisi daha da artmaya başlar larvalar 3. Günün sonunda koniden uçuşup korumayı aşarak anaçların üzerine doğru uçuşurlar bu aşamadan sonra yapılacak tek işlem oturup seyretmektir

Kavga Eden Çiftlere Müdahale;

Kavga etme sorunu çiftlerin larvalar büyüdükçe haraketlenemesi ile dahada artmaya başlar.. İlgisiz kalan ebevy diğeri tarafından uyarılarak yavrularla ilgilenmesi için zorlanır veya farklı bir muamele görür buda çiftler arasında agresif bir yapılanmaya sebep olur buda bizim müdahale etmemizi gerektiren bir durumdur aksi taktirde çok kötü sonuçlar kaçınılmazdır…

Çift ayırma işlemini farklı şekillerde yapmakla birlikte herkesin kendine göre geliştirdiği farklı yöntemler vardır.

Şu konumda anaçların biri tanktan alınmamıştır Fakat çiftlerin kavga etmesini engellemek adına anaçlardan biri yavruların geçebileceği şekilde tel ile çevrelenmiş böylece balıkların bireysel agresifliği ile yavruların zarar görmesi engellenmiştir.

Discus4 Electric Dream Rare

Yumurtaların Mantarlaşması (fungus) ve Alınabilinecek önlemeler;

Üretime aldığınız çiftlerde yumurtlama anında eğer başında durabiliyorsanız havalandırmayı minimum'a indirin, suda döllenmeyi etkileyecek bir dalgalanma olmasın.

Birde yumurtlamadan önce değil de, döllenme işleminden sonra yumurtaların üzerine metilen mavisini şırınga ile enjekte etmeniz yumurtlara maksimum koruma sağlayacaktır. İlk 48 saat bu koruma devam edecektir. 

Larvaların Anaçlar Tarafından Korunması;

Yumurtalar yaklaşık olarak 72 saat sonra larvaya dönüşmüş olurlar ve larvalar kuyruk sallamaya başlar. Larvalar serbest yüzüşe geçene kadar anaçlar tıpkı yumurtalara davrandıkları gibi larvalara da koruma iç güdüleriyle yaklaşırlar. Sağa sola dağılan yavruları ağızları ile toplayarak tekrar aynı noktaya yapıştırırlar.

Larvaların Serbest Yüzüşe Geçişi;

Larvalar yumurtalardan tamamı ile sıyrıldıktan sonra 48 saat gibi bir zaman diliminde serbest yüzüşe geçerler. Bu dönem yavrular açısından en zor dönemdir.

Larvaların Sırta Geçişi;

Yavruların sırta geçmesinde en önemli faktörlerden bir tanesi çiftin iyi mukoza (discus sütü) basması ve suyun iletkenliğidir. Bir çok hobici genellikle üretimin bu aşamasında başarısızlığa uğrar. Sırta geçiş sırasında larvalara ve anaçlar yardımcı olmak açısından daha öncede bahsettiğimiz gibi uygun su şartları ve tank ekipmanları sağlanmalıdır. 

Mukoza (discus sütü);

Discus yavruların mukoza’nın yeri tartışacak bir şekilde en üst sıradadır. Yavrular yumurtlardan çıktıkları anda bildiğimzi gibi yumurta kesesi ile doğarlar ve bu kese yavruların 4 günlük protein ihtiyacı karşılacak kadar protein yüklüdür. Bu dönemde yavruların ağız yapıları henüz oluşmadığı için anaçlardan veya dışarıdan besin ihtiyaçlarını karşılayamazlar. 4. Günün sonunda serbest yüzüşe geçen yavrular anaçlara doğru yönelip mukozanın tadına bakmaya başlarlar bu evreden itibaren discus larvaları üzerinde mucizevi bir değişim başlar anaçlardan mukoza alan yavrular belirli bir boya kadar hızla büyürler… 

Mukoza içerik bakımından çok zengin bir yapıya sahiptir. Aynı zamanda mukoza içerisinde bir bakteri yapılanmasında mevcuttur bu yapı besin ile beraber yavrulara geçerek yavruların bağışıklık sistemine aşılanır.

Mukoza yapısında çok farklı protein yapıları ve aminoasitler bulunur bunlardan birkaç örnek vermek gerekirse yüksek oranda protein içeren fenilalanin, aminoasitlerden Alanin, aspartik asit, sistine, glucamic asit, glisin, proline de mokozayı oluştura bileşikler arasındadır.

Yavruların beslenmesi, Artemia ve Önemi;

Discus yavruları 20-25. günlere kadar artemia ile beslenmelidir. Artemiadan başka besinleri sindiremezler. Anaçların mukozasındaki serbest amino asitlere sindirim enzimlerinin daha fazla oluştuğu serbest yüzüşün 10. gününe kadar ihtiyaç duyarlar. Serbest yüzüşün 20-25. günlerinden sonra yavrunun asit bazlı sindirim enzimleri artemia ve ebeveyn mukozası dışındaki gıdaları da sindirebilir hale gelir. 

Yani yavrulara ilk haftadan sonra artemia verilmeye başlanmalı ve yaklaşık bir aylık süreç zarfında artemia verilmeye devam edilmelidir. Bu dönemden sonra, kuru yeme adaptasyon süreci başlamalıdır. Yavrular 30-35'nci günlerinde larval gelişimini tamamlayıp gençlik evresine girerler ve bu süreç yavruların ileride kazanacakları forum,renk,desen vs. için çok önemli bir dönemdir. Bu dönemde beslenmelerine mümkün mertebe dikkat edilmelidir.

Burada önemli bir noktaya ise;

Artemia çok zengin besleyici özelliğe sahip vitellüs kesesini tükettiği için en fazla 24 saat içinde larvalara sunulmalıdır ki besin değerlerini kaybetmeden tüketilebilsin. Sindirim sistemi yeni gelişen bu yavrulara artemia günde 4-5 kez az ve sık aralıklarla verilmelidir ki yavrular şişip hazımsızlık sorunu çekmesinler.

Fakat daha sonra yine mantarlaşmada artış gözlenecektir.

Bunu önlemek için akvaryumda nitratı tetikleyecek yem ve dışkı artıklarını akvaryumdan uzaklaştırın,akvaryum ısısı ile oynamayın dip çekimi yaptıktan sonra, akvaryuma su eklemeyin.... 

Yumurtaların açılmasına yakın 50-55'ci saatler arasında suyun sıcaklığı 27 derece civarında ise 29 civarına çekin tam mantarlaşmanın hızlandığı dönemde larva açılışını hızlandırarak bir nevi avantaj elde edebilirsiniz...

Aquaristlerin çoğunun, kesin teşhis ve tedaviyi sağlayacak, laboratuar tekniklerine ulaşma imkanı yoktur. Bir çok durumda semptomlar rutin tank temizliği veya besleme sırasında fark edilir. Bu başlık altında yaygın discus hatalıklarının tedavisi sırasında sizlere yardımcı olacak bilgileri verilmektedir. Alternatif tedaviler uygulanabilir ve bazı durumlarda değişik kriterlere ihtiyaç duyulabilir.

Discus5

Discus Balıklarında Yaygın Hastalıklar, Belirtileri ve Tedavisi

Ön Bilgi:

Hastalıkların tedavisinde, semptom temelli yaklaşımda; Hastalığı tedavi yöntemi ve seçilen ilaçlar, balığın davranış tipine ve görünüşüne göre seçilmelidir. Diğer taraftan bir aquaristin mikroskop alıp kullanmasının, düşünülenin aksine çok zor olmadığına değinmek gerekir. Akvaryum hobisi olan arkadaş gurupları veya kulüp üyeleri birleşip bir mikroskop alabilir ve ne tür bir parazit yada bakteri ile uğraştıklarını anlamaya çalışa bilirler. Yada tanıdık, doktorlardan, eczacılardan veya veterinerlerden yardım alınabilir.

Bazı balık hastalıklarının tedavisi için ezbere metotlar bulunmaktadır, fakat hala balık psikolojisi ve hastalıkları hakkında araştırmaya ve bilgilenmeye ihtiyaç vardır.

Hastalıkları Önleme:

Hastalıkları önlemenin temel taşı mükemmel su koşulları sağlamak ve sürdürmektir. Saklanan discusa ve akvaryumcunun ilgi alanına göre discus akvaryumunun fiziksel parametreleri değişir. Örneğin vahşi yakalanmış Heckel discusu organik atıklara akvaryumda büyümüş olanlara göre daha hassastır, sıcak, yumuşak, turbalı ve asidik suyu sever. Diğer taraftan seçilerek üretilmiş cinsler basit bakım için iyi olan, yumurtlama düşünülmeyen görece daha sert sularda yumurtlarlar. Karantina birçok kötü durumu engellediğinden çok önemlidir.

Karantina terimi orijinal olarak 40 günlük izolasyonu anlatmaktadır, bizim durumumuzda ise 6 haftalık ayırmayı anlatır. Aşağıdaki tablo karantinanın yararlarını göstermektedir.

Karantinanın Yararlı Etkileri--Açıklama

Yeni balığın sağlık durumunun anlaşılması.---Kuluçka dönemindeki hastalıklar sağlıklı balık alındıktan günler hatta haftalar sonra ortaya çıkar. Karantina tankı topluluk tankından daha iyi gözlem imkanı sağlar.

Eldeki balıklara hastalık bulaşma riskini azaltır.---Her ne kadar patojenler kirlenmiş ekipmanlarla diğer tanklara taşınırlarsa da bir çok bakteri ve parazit karantina tankında temizleninceye kadar dururlar.

Yeni balığın alışması için iyi bir imkan.---Topluluk tankı yeni balığın dezavantajlı olduğu rekabetli bir ortamdır.

İlaç kullanımı daha kolaydır.---Karantina, Hastane tankları genelde topluluk tanklarından küçüktür ve daha az ilaca ihtiyaç duyarlar (suda çözünmüşse).

Diğer taraftan karantina prosedürleri yeni balık alımlarından gelen problemleri azaltırken, problemlerin tamamen yok olacağının garantisi yoktur. Bazı hastalıkların kuluçka süresi o kadar uzundur ki semptomların belli olması aylar alabilir. Diğer durumlarda, yeni balık sağlıklı veya taşıyıcı olabilir. Başka bir ifadeyle enfeksiyon hastalıkla ilişkili değildir. Bu taşıyıcının tehlikeli bir patojeni taşımasına rağmen hiçbir işaret göstermediği ve karantinanın problemsiz sona erdiği anlamına gelir. Daha sonra topluluk tankındaki diğer balıklar aynı hastalığa yakalanıp semptomlarını gösterirler.

Bu tip hastalıklar örneğin: Ichthyophthirius multifiliis ("Ich") tipi enfeksiyonlarda görülebilirler. Vahşi yakalanan bir discusta parazit bulunma riski uygun bir üreticiden alınandan daha fazladır. Satıcılardan alınan balıklar iyi durumda olabilir ama hasta türlerle veya vahşi yakalanmış hayvanlarla yakın ilişkide olduklarından çok riskli olurular. Bazı hobiciler bilinen ve güvenilen kaynaklardan gelen balıkları karantina süresince dezenfekte etmeyip gözlerler. Diğer taraftan yüksek riskli türler genelde önceden dezenfekte edilirler.

Karantina Tankı Kurulurken Şunlara Dikkat Edilmelidir:

1. Filtre sistemi balığın ürettiği amonyak problemini kontrol etmelidir. Diğer bir ifadeyle fitre çevrimlenmelidir, yapılmazsa balığın sağlığını düzeltmek için tasarlanan sistem onu ölümüne neden olur. Çok az insanda ayrı bir tankı çalıştıracak malzeme olduğundan, yeni kurulan karantina tankı için hobiciler ellerindeki diğer tankın extra filtre malzemesini kullanırlar.

2. Karantina tankları normalde çıplak tabanlıdır, balık saklanmak isterse ve stresli olursa birkaç plastik bitki veya plastik ağaç konulabilir. (Her ne kadar birçok tecrübeli bakıcı buna katılmasa da). Bitkili veya bitkisiz bu tanklar çok dengesizdir, günlük ve yeterli su değişimi önemli olmaktadır, ilacın kullanımına göre. Genel olarak günlük %25 su değişimi orta yüklü bir tank için minimumudur. (Örneğin 30 galonluk tankta iki discus) Tankın duvarları ve tabanı olabildiğince temiz tutulmalıdır. Camdaki en küçük ilaç artığı bile suyun oksijen miktarını inanılmaz olarak düşüren mikroorganizmaları saklayabilir. Buda balığa solunum ve nerolojik problemler verebilir.

3. Güvenilir ve yeterince güçlü bir ısıtıcı kullanılmalıdır ve suyu yeterince oksijenlendirecek hava pompanız olmalıdır.

4. Ağlar, vakum ekipmanı gibi bu tankta kullanılan her şey hastalığın yayılmasını önlemek amacıyla diğer tanklarda kullanılmamalıdır. Ekipmanların sterilizasyonu diğer balık sağlığı kitaplarında verilmiştir.

Nasıl İlaç Alınmalı:

İlaçlar daha sonra kullanıldıklarında etkileri kaybolan, son kullanma tarihlerine sahiptirler. Işık, nem ve artan sıcaklık ilaçların bozulmasını hızlandıran faktörlerdir. Maalesef mağazalarda son kullanma tarihi olmayan ve uygun koşullarda saklanmayan birçok ürün vardır. Ilık sıcaklıklar, nemli çevre, çok ışık altındaki raflar ticari ilaçları etkiyen faktörlerdir. Diğer zamanlarda da kutusunu temizlemek için eski ilacı kullanmaya karar veren hobicinin kendisidir.

Bu gibi durumlar önlenmelidir. İlaç satın alırken ve saklarken işinize yarayacak bazı öğütler;

1. Birçok balığa uygulamayacağınız veya birçok akvaryumunuz olmadığı sürece hemen ilaç almayın. Çok az tedavi edilebilir durum anında ilaç kullanımını gerektirir ve birçok durumda su değişikliği, sıcaklık ayarı, tuz tedavisi veya iyi bir gözlemle başlamak en iyisidir. 24 saat bekleyin ve ihtiyacınız olan ilaçtan taze bir paket alın.

2. İlaçları yüksek satış yapan ve iyi koşullarda saklayan yerlerden alın. Tozlu veya nemli paketlerden uzak durun. Kolayca açılıp kirlenebilen paketlerdense ağzı hava geçirmez olanları tercih edin.

3. Bilinmeyen veya zayıf tanımlanmış içeriklilerdense içeriği açıkça anlatılan ve son kullanma tarihi olanlar tercih edilmelidir.

4. Aldığınız ilaçları serin ve kuru bir yerde saklayın. Hava geçirmez paketleri açarsanız içindekine birkaç ay güvenebilirsiniz, süresi dolunca emniyetli bir yerde yok edin.

5. Akvaryum ilaçlarını çocukların ve hayvanların ulaşamayacağı bir yerde muhafaza edin.

İlaç Kullanımında Bazı Prensipler:

Balıkların tedavisinde kullanılan en genel ilaçlar antibakteriyal, antifungal ve antiparasitic olanlardır. Akvaryumcunun anlaması gereken en önemli şey her bir ilaç sadece tek tip patojene etkilidir ve bu yüzden sihirli bir ilaç yoktur. Aynı kategorideki patojenlerde bile, örneğin bakteri, her antibiyotiğin farklı etkisi vardır. Dolayısıyla çok dikkatli bir şekilde, içindeki etken maddeye göre seçilmelidir. Etken maddeli ilaçların kullanıldığı patojen üzerindeki etkisi önemlidir ama kullanılan doza, kullanım sıklığına ve süresine göre bu etkinin derecesi değişebilir. Buna ek olarak sadece patojen değil balığınızda toksititeden etkilenebilir.

Bazen ilaçların bazı özellikleri daha etkili olduğu için istenebilir (örneğin bütün kaslarda ve sıvılarda ilacın çözünebilmesi) ama artan etkinlik toksititenin artışıyla ilgilidir. Akvaryumcularda istenen amaca ulaşacağı ümit edilen, her biri ayrı hastalığa etkili ilaçların karışımından oluşan kokteyller vardır. Bu aquarist tarafından, balığı hangi tip hastalığın etkilediğini araştırmamanın ve anlamamanın özürü olarak alınır. Her tür hastalığa etki edeceğine inanılan karışımlar olduğu fikri yanlıştır. Bu fikrin hatası, hasta balığa verilen kimyasalların etkinlik anlamında yararsız olmasıdır. Çünkü doğru maddeler kullanılmamışlardır. Bu hastalığın karakterini maskeleyebilir ve doğru ilaç kullanımında olmayacak olan gereksiz kirlenmeye yol açar. Ek olarak dirençli patojenlerin seçilmesi gibi diğer sorunlara da yol açabilir. Bakterilere etkin karışımlar kullanıldığında bu tip kokteyller nitrit bakterilerini de öldürdüklerinden tehlikeli olurlar.

Ek olarak bakteriyel problemler parazit ve yaralanmalardan sonra ikinci önceliklidir ve gerçek sebep çözüldüğünde temiz ve sağlıklı su koşullarıyla iyileştirilebilirler. Bu ilaçları dikkatli ve izleyen özel koşullarla kullanmak için iyi bir sebeptir.

Uyarılar: Ben bu yazıda verilen ilaç ve tedavi koşullarından oluşacak negatif durumlardan dolayı sorumluluk kabul etmemekteyim. Ne yapılacağına karar verme hakkı bilgilerle donatılan ve gerektiğinde profesyonellere danışabilecek olan akvaryum sahibinindir. Birçok akvaryum dergisi profesyonel yardım yapabilecek veterinerlere sahiptir.

Akvaryumda İlaç Kullanımı İçin Pratik Kurallar (Akvaryumda İlaç Kullanmadan Önce):

1. Tankı dikkatlice temizleyin, biyolojik filtrelemeyi filtreyi temizleme aşkıyla engellemeyin. Tabanda ve filtrede biriken organik bileşikler ilaçları etkisizleştirebilir.

2. Eğer varsa karbonu ve diğer filtre reçinelerini çıkarın. İlaçları etkisiz kılacağı belirtilen maddeleri akvaryumunuzda kullanmayın. İç filtre malzemeleri, köpük bloklar, seramik yataklar gibi.

3. Günlük tutmaya başlayın. Bu doğru tarihleri ve kullanılan dozajları hatırlamanızı sağlayacaktır.

4. Salyangozlara zehirli olan ilaçlar kullanılacağı zaman ölecek olan salyangozları çürüyecekleri için akvaryumdan çıkarın uç durumlarda salyangozlara etkili olmayanlar düşünülmelidir.

5. Kullanılıyorsa UV yi kapatın, bazı ilaçları etkisizleştirebilir.

6. Tedavi sırasında balığı hafifçe besleyin.

7. Eğer tedavi ilaçların konsantrasyonunun hesaplanarak verilmesini gerektiriyorsa, olabilecek hataları engellemek için bir arkadaşınıza kontrol ettirin.

Tedavi Tamamlandığında:

1. Birkaç gün boyunca iyi ayarlanmış su değişikliği yapın (yaklaşık %30).

2. İlacı almak için filtreye karbon koyun. 2 - 3 gün sonra çıkarın.

3. Nitrifikasyon işleminin yeterince iyi yapıldığına emin olduğunuzda normal su değiştirme ve beslemeye dönün.

4. Bir kaç gün boyunca tedavinin etkili olup olmadığını anlamak için izleyin. Böylece gelecekte gerekecek işleri planlayabilirsiniz.

Genelde Görülen Semptomların Tedavisi (Anormal Dışkı Ve Kilo Kaybı): Balık kilo kaybetmeye başladığında aquaristin düşünmesi gereken birçok sebep vardır. Diğer durumlarda normal balık aniden Hexamita veya diğer protozanların işareti olan uzun, beyazımsı dışkı verir. Pratik noktada ise, her iki işarette, kilo kaybı veya anormal dışkı, olası sindirim problemidir ve bu yazıda her ikisi içinde tedavi aynıdır. Özetlenenler bu tip problemlerin genel sebepleridir.

Enfektif Olmayan Sebepler --- Açıklama

Dış sebeplerden yetersiz beslenme.---Baskın balıkların rekabeti, yeni ortam, yetersiz yem kabul etme.

Yetersiz kimyasal, fiziksel su parametreleri.---Sıcaklık, pH, amonyak, nitritler, toksit bileşikler, düşük çözünmüş oksijen.

Kronik hastalıklar.---Kanser, genetik bozukluklar ve oluşumlar.

Üçüncü kategorideki sebeplerle baş etmek çok zordur, ilk ikisi ile ise iyi anlaşılırsa başarılı bir şekilde baş edilebilir. Akvaryum ve dekorunun yeniden düzenlenmesi, saklanma yerleri yapılması, zayıf balığı hedefleyen beslemeler açlıktan oluşan stresi engeller. Asıl organik hasar giderildiği sürece, su parametrelerinin dikkatli değerlendirilmesi, bunu izleyen su değiştirmeleri, kimyasal ve fiziksel manipulasyonlar birçok durumda balığın tamamen toparlanmasını sağlar.

Enfektif Sebepler---Açıklama

Flagellates---Bir veya daha çok falamanlı (flagella) çok hücreli parazitler. Genelde beyazımsı ve tel tel dışkı ile ilişkilendirilirler.

Flukes---Çok küçük kurtlar (birçok durumda 1 mm'den küçük) bazıları canlı doğurur diğerleri yumurtlar.

Tapeworms (Kurt)---Büyük sindirim sistemi kurtları. Bir çok durumda bölünmüşlerdir.

Nematodes---Mikroskobik büyüklükten milimetre uzunluğa değişen yuvarlak kurtlar.

Diğer sindirim sistemi enfeksiyonları.---Bakteri, virüs, diğer parazitler.

Bu organizmaların büyük bir kısmında sadece yetişkin olanları ilaçlar etkiler oysa asıl zor olan kolayca öldürülemeyen yumurta veya kistlerle başa çıkabilmektir. Erginler ilk antibiyotik tedavisinde ölseler bile kalan yumurtalar gelişir ve enfektiv prosese devam eder. Bu patojenin, yaşam döngüsünü kesinlikle kırabilmek için, tekrarlanan oranlarda kullanılması gereken antibiyotiklerin yetersiz kullanımı sonucunda oluşan bir faktördür.

Birçok farklı tipte patojen aynı anda hastalıklı balıkta görülebilir, ve laboratuarlı teşhis koşullarının eksikliğinde, bütün flukeları ve tapewormları, mümkünse nematodes'larıda etkileyen ilaçlar dikkatlice seçilmelidir. Bu kadar çok sebep olduğundan, bu kadar çok tedavi vardır.

1. Enfektif Olmayan Sebepleri Eleyin: Yalnızca kilo kaybı veya renk değişimi gibi özel olmayan semptomlarla görülen durumlarda balığın tank arkadaşlarıyla durumu dikkatlice değerlendirilmelidir. Ek olarak bir çok su parametresi kontrol edilmelidir. (sıcaklık, pH, amonyak, nitritler, nitratlar). Eski ve oturmuş bir tankta bile (çalışmayan ısıtıcı veya filtre, su şirketince belirtilmeyen değişikliler) beklenilmeyen durumlar oluşturabilir. Herhangi bir anormallik bulunursa, düzeltilmeli ve birkaç günlük gözlem periyodunda izlenmelidir. Anormallik yoksa;

2. Enfektif Sebebi Tahmin Edin: Bu gibi durumlarda sadece bir balık semptomları gösterse bile tanktaki diğer balıklarında etkilenmiş olma ihtimali yüksektir. Bu yüzden, etkilenmiş balığı izole etmek, zayıflamış olanı korur ve ona dinlenme fırsatı verir, fakat bu ne mutlaka yapılması gereken bir şeydir nede topluluk tankında tedavi yapılamayacağı yönünde bir yargıdır. Tedavi balığın sağlığı üstündeki negatif etkileri kesecek ve patojenlerin yaşam döngüsünü çabuk ve etkili engelleyecek şekilde seçilmelidir (yeni balıkların hastalanmasını engellemek ve hasta balığın yeniden hastalanmasını engellemek için).

Basit Ve Genelde Etkili Olan Tedavi Şu Şekildedir:

1. İlk önce Flagellate'yi tedavi edin; Metronidazole, bu makalenin sonuna bakın.

2. Metronidazole tarafından etkilenmeyen diğer sindirim sistemi hastalıklarına bakın.

a. Çeşitli seçenekler mevcuttur (sadece birini seçin).

b. Fluke Tabs yazının sonuna bakın (öncelikli olarak altta belirtilen iki seçeneği düşünbelisiniz).

c. Flubendazole yazının sonuna bakın. Bir çok kişi tarafından tercih edilen bir tedavidir.

d. Praziquantel yazının sonuna bakın.

Gözlerdeki Lezyonlar:

Genel Göz Lezyonları --- Açıklama

Yaralar, çizikler enfeksiyonlu veya enfeksiyonsuz.---Saldırgan tank arkadaşları, ani kaçış hareketi, keskin objeler, taşıma,

Popeye (Şişkin göz)---Kronik tedavi edilemez hastalık veya yetersiz su koşulları.

Bulanıklık---Yaşlanma, travma, enfeksiyon, zayıf su koşulları.

Uçuk, kabarcık, kist---Doğuştan veya efektif sebepler.

Bana göre discusta rastlanan en genel göz problemleri, bakteriyel veya fungal enfeksiyonların izlediği çizik ve yaralanmadır. Göz genel de yarım veya tamamen beyaz, opakımsı görülür ve pamuğumsu bir yapı onu kaplar. Bu şekilde ki durumlar ciddi gözükür ama genelde kendini toparlayabilir. Problemin nasıl oluştuğunu anlamaya çalışın; akvaryum dekorundaki keskin köşeler, saldırgan tank arkadaşları (aşırı kalabalıkta genelde oluşur), dikkatsiz taşımalar ileriki bölümlerde kanıtlanarak elenmesi gereken temel sebeplerdir. Balıklar tarafından saldırı en çok rastlanan durumdur ve herkesin tankındaki balık yoğunluğu ve alanını yeniden kontrol etmesini gerektirir.

Geleneksel mutfak (veya akvaryum) tuzu tedavisi oldukça etkilidir ve tuz etkisiz olursa ikinci tedavi olarak antibiyotik tedavisi denenmelidir. Tuzla tedavi için yazının sonuna bakın. Diğer göz lezyonlarında çeşitli sebepler olabilir. Her durum için tek tek, ilk önce su parametrelerine bakın ve detaylı bilgiler için kitaplara bakın. Geçerli bir açıklama yoksa, su kalitesine odaklanmak en iyisidir.

Findeki Lezyonlar:

Genel Fin Anormallikleri---Açıklama

Fin çürümesi.---Fiziksel bir sebebin veya zayıf su kalitesi genelde enfeksiyona yol açar.

Beyaz benek---Çok hücreli parazitik canlıların sebep olduğu enfeksiyon.

Fin kasılması, sallama---Stres veya hastalığın muhtemel erken uyarısı.

Fin çürümesi zayıf su koşulları veya nakliye sırasında fiziksel hasar ve diğer balıklarla kavga sonucu oluşan genel bir problemdir. Genelde fungi ve bakteri lezyonu enfekte ederek beyazımsı kenar oluştururlar. Ana sebebin ortadan kaldırılmasının gerekliliğine ek olarak birçok kitap antibiyotik tedavisi önerir. Bu yazının sonundaki tuzla tedavi bölümüne bakın. İlk iki grup anormalliğe göre fin kasılması stresi veya hastalığı belirten, balığa özgü bir davranış değildir ve aquaristi diğer probleme karşı balığı incelemesi için alarm durumuna getirmelidir. Deri paraziti veya iç hastalıktan da olabilir. Bu devamlı olduğunda ve derinin koyulaşması gibi diğer durumlarla beraber oluştuğunda dikkate alınmalıdır.

Tedavi fin kasılmasının olası sebebi bulunduğunda başlamalıdır. Beyaz lekeler deride de aynı sorunlara yol açan patojenlerle aynıdır.

Anormal Nefes Aalma: Bazen nefes alma problemleri balıkların hava almak için yüzeyde durmaları veya sadece bir solungaçları fonksiyonel diğeri ise uzun süre kapalı kaldığında belirgindir. Solungaç dokusu sarkmış veya kılıfından yarısı çıkmış olabilir. Diğer zamanlarda ise belirtiler solungaç hareketlerinin çok sık veya hiç olmaması ile anlaşılır. Bazı durumlarda anormallik sadece bir taraftadır. Artan nefes alma oranının uzun süre devam ettiğini belirlemek önemlidir. Normal balıklar yemleme, kavga veya diğer zevk aldıkları hareketler sırasında çok hızlı (bazen dakikalarca) nefes alırlar. Yavrular ise yetişkinlerden daha sık nefes alırlar. Bu nedenle patojenlerden dolayı oluşan nefes alma problemlerini anlamak zor olabilir. Nefes alma problemleri hem kötü su koşullarından hem de enfeksiyondan oluşabilir.

Enfektif Olmayan Sebepler---Açıklama

Düşük oksijen.---Yetersiz su yüzey hareketleri, fazla organik madde (yiyecek, atık), aşırı kalabalık tank, filtre arızası

Ammonia---Yetersiz biyolojik filtreleme, çeşme suyunda kloramine, filtre arızası

Çeşitli---pH düşmesi, klor, bazı ilaçlar, diğer zehirli maddeler.

İlk önce efektif olmayan sebepler düşünülmelidir. Dikkatlice akvaryum su koşulları incelenmelidir. Ana sebep çeşme suyunun kötü koşullarda olmasından değilse muhtemel sebep belirlenir belirlenmez çok (en az %50) ve sık (günde bir sefer) su değişimi yapmak en iyi davranıştır. Bütün semptomlar gidene kadar su değişimi devam etmelidir. Markette çeşitli toksit maddeleri inaktive eden filtre malzemeleri ve nötrleyiciler vardır. Gerekli olmamakla beraber su değişimlerinde kullanılabilirler. Amonyumdan şüpheleniliyorsa en basit yol pH'ı 7 nin altında, örneğin 6.3 - 6.5 tutmaktır. Böylece daha az toksit amonyum oluşur. Bu seviyenin altındaki pH'lar biyolojik filtrenin çalışmamasına neden olacak ve amonia problemine sebep olabilecektir. Oksijen seviyesini ölçmek için kitler pahalı olabilir ama çok yararlıdır.

Akvaryumdaki normal oksijen seviyesi bilinmelidir. Böylece hangi değişimlerin semptomlara yol açtığı belirlenebilir. Genel olarak eğer şüphelenecek su koşulları yoksa enfektif sebeplere bakılmalıdır.

Enfektif Sebepler---Açıklama

Flukes---Çok ufak yarı saydam tapewormlar (çoğu zaman 1 mm'den ufak) bazıları canlı doğurur diğerleri yumurtlarlar.

Protozoans (Ciliates ve Dinoflagellateler, Ich, Oodinium, etc. gibi)-Bir veya daha fazla filamanlı çok hücreli parazitlerdir (flagella or cilia). Oodinium (ateş sebebi) genelde sık ve tehlikelidir. Çoğunlukla deri enfeksiyonlarıyla ilgilidir (koyu renk, çeşitli sayıda ve boyutta beyaz benek, beyaz yamalar) ve kilo kaybı.

Diğer solungaç enfeksiyonları.---Bakteri, virüsler, fungu, diğer parazitler.

Yetişkin discusta genelde solungaç flukeları semptomlara sebebiyet vermezler. Klinik olarak kanıtlandıklarında, çok süratli değil ama sabit artarlar. Bu yüzden tedavi seçmek ve bulmak için genelde zaman vardır. Aynısı yavrular için geçerli değildir, bazıları çok hızlı ve hiçbir semptom göstermeden ölürler. Bu tür acil durumlarda verilen seçenek 3'ü uygulayın.

discus1

Genelde Solungaç Enfeksiyonlarının Tahmini Tedavisinde En Mantıklı Yaklaşım:

1. Discustaki solungaç enfeksiyonlarının en genel sebebi, yumurta yayan flukelardır ve yeni başlayan enfeksiyonun sebebi olarak görülmelidir. Tercih edilme sırasına göre en geçerli tedaviler;

a. Praziquantel

b. Flubendazole

Tedavi bölümünde hepsi tarif edilmiştir. Doğru kullanılırlarsa semptomlar giderilmelidir. Tankta çakıl varsa, taban ilacın etkisinden yumurtaları koruyacağı için bazen problemden tamamen kurtulmak çok zordur.

2. Fluke tedavisi tepki vermezse veya deri ciliate veya flagellate enfeksiyonu varsa (örneğin finlerde veya deride beyaz lekeler) flukeların haricinde bu organizmalardan birisinin bu hastalığa neden olduğu varsayılabilir. Bu durumda sıcaklık yükseltilmesi tercih edilen bir tedavidir. Diğer taraftan topluluk tanklarında discustan başka diğer balıklar buna dayanamayabilirler. Böyle bir durumda kesin semptomlar dikkatle değerlendirilmeli ve uygun tedavi marketteki balık sağlığı kitaplarından seçilmelidir. Bazıları bakır, methilen mavisi, acriflavin, quinine, chloridate'dir.

3. Hayati tehlike durumunda (örneğin, yavrularda büyük ölüm oranı varsa, veya balık fazla yem yiyemiyorsa), fluke enfeksiyonuyla protozan enfeksiyonu arasında seçim yapılamadığında, iki veya üç doz formalin, malachite yeşili uygulayın. Bu en azından semptomlarda rahatlama sağlayacaktır. Daha sonra belirtilen iki maddeki gibi uygun tedaviye geçin.

Derideki Lezyonlar: Derinin dikkatli olarak gözlenmesi balığın genel sağlığının kontrol edilmesi açısından çok önemli bir parametredir. Küçük çizikler ve az kayıp pullar genelde normal olarak görülür. Bu birçok durumda discuslar arasındaki baskınlıkla açıklanabilir. Bir kaç gün içinde iyileşirler.

Aşağıda Belirtilenler İse Sağlık Problemleri İle İlgili Olabilen Değişikliklerdir:

1. Kalıcı Koyu Renk

2. Renksiz Yaralar

3. Beyazımsı Noktalar

4. Artan Deri Mukozası

5. Yumrular, Açık Yaralar

6. Kabarmış Pullar

Genelde diğer gövde alanlarında olduğu gibi deri problemleri de efektif ve efektif olmayan sebeplere bağlıdır.

Sebep --- Açıklama

Düşük pH (yaklaşık 4.5 altı). Ammonia veya Nitrite zehirlenmesi.--Koyu renk, artan deri mukusu, enfeksiyonlu deri yaraları, anormal yüzme, hızlı nefes alma.

Yaralar.---Herhangi bir enfeksiyonlu ve enfeksiyonsuz yara.

Deri veya derin doku kanserleri.---Yumrular, muhtemelen ülserli.

Kafada delik.---Muhtemelen sindirim sistemi parazitleriyle ilgilidir, fakat ana sebep yetersiz beslenmedir.

Genel olarak, yetersiz su koşullarından oluşan deri hastalıkları eksik kimyasalların eklenmesi ile önlenir. Biraz mutfak tuzu iyileşmeyi hızlandırabilir. En azından metilen mavisi gibi zayıf dezenfektanlar kullanılabilir. Birçok insanın çoğu kez antibiyotiklerin bu durumlarda gereksiz olması konusunda birbirleri ile aynı görüşte değillerdir ve antibiyotiklerin biyolojik filtreleme üstünde nagatif etkisi vardır. Doğru su koşulları oluştuğunda balıkların savunma sistemleri lezyonların birçoğuyla baş edebilir. Uç durumlarda su değişimi ve antibiyotiğe rağmen hasar geri döndürülemez. Aynı yaklaşım sebebi bulunup ve düzeltilen deri yaralarına da uygulanabilir. Kafada delik discuslar da genelde rastlanılan bir durumdur. Başlangıçta çok yavaş, küçük, iğne ucu büyüklüğünde ve solungaçlarda, gözlerin yakınında veya burun deliği yakınında görülürler.

Bu delikler büyük bir alan yok edilinceye kadar sayıca ve ebatça büyürler. Balık yetersiz beslenmeden ve enfeksiyondan ölür. Sebebi hakkında birçok teori vardır, bazı durumlarda sindirim sistemi paraziti Hexamita (Spironucleus) sebep olabilir. Problem herhangi bir parazitik enfeksiyonla başlamadığına göre ana sebep vitamin veya mineral eksikliği olarak gözükmektedir. Genelde kuru yiyecekler kafada deliği engellemekte yetersizlerdir, vitamin veya diğer eklerle problemin daha az görülmesi sağlanabilir. Bazı besleyiciler bu problemle karşılaşmamışlardır, bazıları ise dengeli diyete rağmen sıkça karşılaşmaktadırlar. Birçok kitap metronidazole ile tedavi döngüsü önermektedir. Bazılarına göre doğranmış kırmızı solucanlarla beslemek bu hastalığı tedavide ve önlemede en iyi ilaçtır, görüşündedir. Metronidazole tedavili veya tedavisiz solucan tedavisi ile birkaç hafta içinde %100 iyileşme oranları yakalanabildiği söylenmektedir.

Daha sonra solucanları haftada bir veya iki kere vermek hastalığı önlemede yeterlidir. Kırmızı kurtları üretmenin birçok yolu çeşitli web sitelerinde verilmiştir. Daha önce çeşitli gövde sistemlerini enfekte eden ajanlar verilmişti. İzleyen tabloda ise deride rastlanılan bazı hastalıkların tipik semptomları bulunmaktadır.

Sebep --- Açıklama

Fluke---Objelere sürtme, koyu renk.

Protozoan (Flagellate ve Ciliate, Oodinium, Ich, Costia, Chilodonella, etc. gibi) Koyu renk, çeşitli büyüklük ve sayıda beyaz benek, artan mukus, beyaz yaralar, sürtünme, fin kasılması, kilo kaybı (ileri durumlarda).

Bakteriyel Enfeksiyonlar.---Koyu renk, beyaz yaralar, sürtünme, fin kasılması, köşede veya dipte durma. Genelde yeni getirilmiş gençlerde görünür.

Discus Vebası.---Büyük yaralar

Öncelikle aquarist tarafından görülen ilk işaretler objelere sürtme ve koyu renktir. Eğer dikkatli inceleme sonucunda başka işaretler görülmezse fluke'ların olmasını düşünmek mantıklıdır. Eğer artmış mukus, yaralar veya beyaz benekler de varsa protozanlar olabilir. Bunlar kesin kurallar değildir, sadece olma ihtimalleri yüksektir ve bazı durumlarda yanlış çıkabilir. Derilerinin mikroskopik incelemesi daha doğru sonuç verecektir. Deri flukeları yavaş ilerleyen bir enfeksiyondur ve aşırı kalabalıktan olur. Bu gibi durumlarda canlı doğuran tipi direk kontakla bir balıktan diğerine geçer. Kilo kaybı bölümüne tedavi için bakın (praziquantel, flubendazole, Fluke Tabs). Deri protozanları çeşitli ajanlardan oluşabilir, detaylı incelemek bu yazının amacı dışındadır. Bu yazı içinde çok tehlikeli ve hızlı yayılabileceğini söylemek yeterlidir. Her akvaryum için ayrı teçhizat setleri oluşturun.

Birçok deri protozoanına etki eden genetik ilaçlar bulunmaktadır. Bazıları doğru kullanıldıklarında etkindir, bazıları ise etkin gözükmemektedir. Beyaz benek varsa veya başarısız fluke tedavisi ertesinde (velvet veya ich olabilir) sıcaklığı 90 F'a çıkarmak yararlı olabilir. Discus haricinde balıklar bu sıcaklığa dayanamaz ve ölürler. Dolayısıyla topluluk tankı için ilaçları kullanmak gerekir.

Bu Tip Hastalıklarda İki Grup Kimyasal Etkilidir:

a. Formalin+malachite yeşili.

b. Bakır, bitki salyangoz ve çok yumuşak su koşullarında kullanışsız olabilir (sertliği arttırmak için kalsiyum tuzu atılabilir).

Sıcaklık artışı uygulanamadığı zaman suda yeterli ilaç konsantrasyonunun sağlandığından emin olarak ikisinden birini kullanın. Tepki çok yavaş (bir kaç günde) olabilir. İch ve diğer protozanların bir kısmına yaşamlarının bir döneminde ilaç etki etmediğinden tedavi bir hafta veya daha fazla sürdürülmelidir. Bakteriyel deri enfeksiyonu taşınan, pH veya sıcaklık şoku yemiş gençlerde ve bazen de yetişkinlerde görülen genel hastalıktır. Bu gibi durumlarda geniş spektrumlu antibiyotikler, genellikle furan ailesi kullanılır. Discus vebası tanımlanmamış efektif orijinli bir hastalıktır. Hızlı ilerleme, yüksek efekti fite (çok iyi ayrılmış tanklarda bile) ve ölümcüllüğüyle karakterize edilir. En önemli karakteristik işareti artan deri mukus üretimi ve reticulated deri paternidir. Balık sağlığı kitaplarında oldukça az rastlandığı söylenir.

Anormal Yüzme: Bazen, organik kaynaklı olan anormal yüzme ile sinirlilikten kaynaklanan anormal yüzme durumlarını ayırt etmek zordur. Gerçekte devamlı dik kafa veya düz yatma patolojiktir. Şüpheye düşüldüğü durumda tanktaki baskınlık hiyerarşisi ve saldırganlık dikkatle incelenmelidir. Bazı tecrübeli discus bakıcıları çıplak tabanlı tanktaki discusların daha uysal ve saklanma yerleri sağlanan tanktakilerin ise sinirli olduklarını söylerler. Bu durum her zaman böyle değildir. Aşağıdaki tabloda anormal yüzme sebepleri özetlenmektedir;

Sebep --- Açıklama

Dik kafa, düz yatma.---Su kalitesi problemleri, ilaç yan etkileri, yüzme kesesi enfeksiyonu.

Darting (ok gibi yüzme).---Su kalite problemi, deri parazitleri, ilaç yan etkileri, tankta voltaj.

Yüzeyde yüzme.---Oksijen yetersizliği.

Sizlerinde gördüğü gibi bu problemlerin bir kısmı bu yazıda anlatılmıştı. İlgili bölüme detaylar için bakılabilir. Voltaj zayıf elektrik bağlantılarından oluşabilir. Kabızlık yüzme torbalarının fonksiyonunu etkileyebilir. Bu problem aşırı beslemeden veya önceden ıslatılmamış balığın karnında şişen kuru yemden kaynaklanabilir. Genelde kendiliğinden geçer, eğer birkaç gün içinde erimezse, her 10 galon suya 2 çay kaşığı epson tuzu balığı bir kaç gün içinde iyileştirir. Yüzme torbası enfeksiyonları genelde oluşmaz ama oluşurlarsa bakteriyel orijinlidirler. Dik kafa, düz yatma veya zayıf koordineli yüzme muhtemel işaretleridir. Yüzme kesesi problemleri su problemleri ve kabızlığın çözümüne bağlıdır. Bir çok rapora göre trimethoprim, sulfamethoxazole'lu antibiyotikler çok etkilidir. Flagellates yüzme kesesi sorunlarının bir sebebidir ve metronidazole ile tedavi edilebilir.

Tedaviler:

1. Metronidazole: 250 mg/10 litre suda kullanın. 8 veya 7 mg/litre. Her doz verilmeden önce %20 su değiştirin. Üç gün boyunca birer doz verin. Bir miktar akvaryum suyunda önceden çözün ve akvaryuma dökün.

2. Fluke Tabs: Tavsiye edilen doz 1 tablet/10 galon sudur. Akvaryum suyu olan ayrı bir kapta çözüp akvaryuma dökün. 48 saat sonra %30 su değiştirin (dipte kalan mavimsi tozu iyice sifonlayın) ve filtreye aktif karbon koyun. Sadece bir tedavi bile birçok patojene iyi gelmektedir (flukelara, yumurtaları da dahil ve kurtlara tapeworms). Bazı durumlarda balık yarı iyileşme göstermişse veya önlem olsun diye bir hafta sonra ikinci tedavi tercih edilmelidir. Kullanıcı bu ürünün sık kullanımı durumunda yüzmede koordinesizlik, kafayı dik tutma, yem yeme için gerekli ağız hareketlerini zorlukla yapma gibi neuro-muscular semptomlara yol açabileceğinin farkında olmalıdır. Bu durumlar tavsiye edilenin üstünde veya birkaç tedavi sonrası görülür. Aquarist bu gibi durumlarda panik olmamalıdır. İlacın kullanımı kesildikten sonra en geç bir hafta içinde durum tersine dönecektir. Sadece hemen su değişikliği yapın ve aktif karbon kullanın. Eğer bu ürünün yan etkileri konusunda endişeleriniz varsa alternatiflerini düşünmelisiniz.

3. Praziquantel: Bu ilaç veteriner izniyle satılmaktadır. Öncelikle tapeworm ve fluklara karşı etkilidir. Yumurtalarına etkimediğinden, bir hafta arayla iki kere verilmelidir. En pratik yolu her 10 galon su için iki buçuk 34 mg tableti ayrı bir kapta eritin ve akvaryuma dökün. Bu tabletlerin çözünürlüğü azdır ve çözmek için azami dikkat gösterilmelidir. 48 saat sonra %30 su değiştirin (dipteki mavimsi artıkları sifonlayın) ve filtreye aktif karbon koyun. Bir hafta sonra tedaviyi tekrarlamayı unutmayın, aksi durumda yumurtadaki flukelar para ve zamanınızı israf edebilir.

4. Flubendazole: Flubenol 5% (flubendazole), beyaz tozdur. Flubenol salyangozlar için zehirlidir. Tavsiye edilen doz olan 200 mg/100 litreye kabaca karşılık gelen 30 galona ½ çay kaşığı kullanın. Bir miktar akvaryum suyunda önceden çözün ve akvaryuma dökün. Su geçirmez kapaklı bir kapta bunu yapmanız tavsiye edilir. Böylece zor çözünen ilacı çalkalayarak çözebilirsiniz. Altı gün sonra, suyun en az %30'unu değiştirin (akvaryum duvarlarında kalan beyaz tozu da çekin) ve filtreye aktif karbon koyun. Flubendazole tek dozda tapeworms ve flukeları (yumurtalarıyla beraber) öldürebilen çok etkili antiparazitik ilaçtır. Nematodeslere de (Capillaria gibi) karşı etkilidir Bu ilacın tecrübe edilen tek problemi ürünün akvaryum duvarlarında bıraktığı bakteri önleyici ince filmden dolayı çözünmüş oksijendeki ani düşüştür (tedavi edilen discusta nefes alma ve neurolojik semptomlarla beraber).

Bu yüzden tedavi sırasında iyi havalandırma ve tedavi sonunda tankın temizlenmesi (camların süngerle temizlenmesi tabanın ise sifonlaması) mutlaka gereklidir.

5. Mutfak Veya Akvaryum Tuzu: 10 galon suya 2 çorba kaşığı tuz dozu başarıyla kullanılmaktadır. Konsantrasyonu birkaç gün boyunca koruyun (yedi veya fazla), su değişimiyle kayıpları kapatın.

6. Epsom Tuzu: Her on galon akvaryum suyuna iki çay kaşığı epsom tuzu genelde kabızlıktan oluşan sindirim sistemi rahatsızlıklarına birkaç günde iyi gelir.

7. Arttırılmış Sıcaklık Tedavisi: Bir çok deri ve yüzgeç protozanları (Ich, Oodinium veya velvet, Costia gibi) yüksek sıcaklıklara dayanamazlar. Kritik sıcaklık patojene göre değişir ama bir hafta boyunca 33 - 34 derece sağlanırsa birçoğunu yok eder. Yüksek sıcaklıkta çözünmüş oksijen miktarının azalacağını hatırlayın ve hava taşı ile bu problemi çözün. Discus tankındaki birçok bitki (ama hepsi değil) bu sıcaklık artışına dayanmakta zorlanacaktır. Bu işlemi oksijen seviyesini düşüren formalin gibi diğer tedavilerle beraber yapmayın. Discustan başka diğer balıkların bu sıcaklık artışına dayanamayacaklarını hatırlayın. Topluluk tankları için ilaçla tedavi tercih edilebilir.

8. Formalin Ve Malachite Green: Önceden karıştırılmış birçok hazır formül akvaryumcularda satılmaktadır fakat evde iki maddeyi alıp karıştırma imkanı da vardır. Bazı balıklar diğerlerine göre bu tedaviye daha az dayanıklıdırlar. Akvaryum suyunda en etkili hedef konsantrasyonu 25 mg/l formalin ve 0.1 mg/l malachite yeşili olduğundan 7 ml/10 galon veya 9 ml/50 litre kullanılmalıdır. Eğer yukarda verilenden farklı formül kullanılacaksa içerdiği maddelerin oranları bilinmeli ve kullanılacak oran hesaplanmalıdır. Malachite yeşili ışıkta bozulduğundan akvaryum ışığı iyice kısılmalı veya söndürülmelidir. Tavsiye edilen doz 1 - 4 - 7 - 10.cu günlerde 13. gün ve ertesinde su değişiklikleriyle uygulanmalıdır. Bu noktada filtreye karbon eklemek ilacın atılmasını hızlandıracaktır. Gerekirse ilaç uygulanmadan önce su değişimi yapılmalıdır. Oksijen seviyesi düşeceğinden tankta havalandırma yapılmalıdır. Yeterli büyüklükte pompa problemi çözecektir.

Oksijen seviyesindeki düşüşten dolayı, asla yüksek sıcaklıkta formalin tedavisi uygulamayın.

9. Bakır: Bu alan özellikle discusun yumuşak su ortamında çok etkili ve toksittir. Bazı balıklar diğerlerine göre daha az dayanıklıdırlar. Bitkilere ve salyangoz gibi yumuşakçalara oldukça zehirlidir. 10 gH altındaki su sertliklerinde veya 50 mg/l toplam alkalitenin altında kullanılmamalıdır. Sertlik Malawi veya Tanganyika tuzu eklenerek arttırılabilir. Bakır birçok değişik formülde bulunabilir ve en güvenilir yöntem, güvenilir bir akvaryumcuya alışık olduğu formülü getirterek üretici talimatlarına göre kullanmaktır. Bakır seviyesini test kiti ile her gün ve sonra iki üç günde bir kontrol etmek çok önemlidir. Bakır miktarı 0.15 ve 0.20 mg/l arasında olmalıdır. Çok düşükse tedavi edici etkisi olmaz, yüksekse toksitide öne çıkar. Tedaviyi iki veya üç hafta devam ettirmek iyidir.

Karantinada Önleyici Tedavi: İzleyen satırlardaki amaç yeni alınan balıklarda semptomlar oluşmadan olabilecek patojenleri engellemektir. Bütün hastalıkların iyileştirecek bir karışımın imkansız olduğunu ve komple sterilizasyon yapacak bir şey olmadığını anlamak çok önemlidir. Yeni alınan balıklar karantina tankına alınmalı ve iyi beslenerek su değişikliğiyle iyi su koşulları sağlanmış tankta tutulmalıdırlar. Bir haftalık ön belirlemeden sonra hastalık varsa önleyici tedaviye başlanılabilir.

Uyarı: Yukarıda verilen tedavilerin uygulanmasından doğabilecek olumsuz sonuçlardan sorumlu değilim! Sonuçta bu bilgilerin %100 doğruluğu kanıtlanmıştır.